Gözden Kaçırmayın
TEK GÖRGÜ TANIĞININ İFADESİ BELİRLEYİCİ OLDUUzmanların kullandığı teknik terminoloji ile medyaya yansıyan sansasyonel başlıklar arasındaki uçurum, toplumsal tedirginliği tırmandırıyor. Son dönemde Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ve Prof. Dr. Osman Bektaş’ın Çınarcık Fayı ve çevresine dair değerlendirmeleri kamuoyunda geniş yer buldu. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Çınarcık–Esenköy–Bozburun–Teşvikiye hattının jeolojik yapısı gereği kırılabileceği maksimum senaryoda 6,5 ila 7 büyüklüğünde deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Ancak aynı uzman, bu hat üzerinde yakın vadede büyük bir kırılmayı tetikleyecek yeterli gerilim birikiminin bulunmadığını da savunuyordu.
Bilimsel açıdan ‘fayın teorik kapasitesi’ ile ‘mevcut enerji birikimi’ iki farklı kavram olsa da haber başlıklarında bu ayrımın gözetilmemesi halkta, ‘Bir gün risk var, bir gün yok deniliyor?’ algısına ve güvensizliğe yol açtı.
Prof. Dr. Osman Bektaş ise odağı Çınarcık Fayı’ndaki mikrohareketlilik ve ‘yavaş kayma’ mekanizmasına çekti. Bektaş, 2016’daki 4,4’lük Yalova depremi süreçlerini inceleyen 2019 tarihli Alman araştırma ekibinin verilerine ve bölgedeki son depremlere atıfta bulunarak, bu hareketliliğin derinlemesine araştırılması gerektiğini vurguladı. Jeoloji mühendisleri, ‘yavaş kayma’, fayın enerji biriktirmeden süzülerek hareket etmesi anlamına gelebileceği gibi, tek başına devasa bir felaketin habercisi de sayılmayacağına dikkat çekerken. Kendilerine deprem uzmanı diyenlerin ‘Büyük deprem geliyor’ şeklinde basına bilgi vermesi endişeleri artırıyor.
Farklı bilimsel vurgunun kamuoyuna net, anlaşılır ve şeffaf bir gerekçelendirmeyle anlatılamaması, vatandaşı felaket tellallığı ile bilimsel gerçeklik arasında bıraktı.
Tehlike Fayda, Risk Binalarda!
Deprem uzmanlarının fay hatları üzerine yürüttüğü tartışmalar sürerken, kent bilimciler ‘deprem tehlikesi ile deprem riski aynı şey değildir. Fayların varlığı ve büyüklük potansiyeli doğanın değiştiremeyeceğimiz bir tehlikesidir. Ancak o deprem gerçekleştiğinde kaç binanın yıkılacağı, kaç hayatın kurtarılacağı kentin hazırlık seviyesine ve risk yönetimine bağlıdır” dediler.
Yalovalılardan Net Çağrı
Yalovalılar ne yersiz panik yaratan başlıklar ve açıklamalar ne de bilimsel temeli belli olmayan ‘korkmayın’ mesajları istiyor. Kent sakinleri yerel yönetimlerden, akademisyenlerden ve idarecilerden, ‘Kent genelindeki riskli binaların tespiti ve kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması. Mahalle mahalle zemin analizlerinin ve olası bir afette ulaşım, müdahale koridorlarının açıkça ilan edilmesi. Toplanma alanlarının altyapı, su, elektrik, kanalizasyon ihtiyaçlarıyla hazır hale getirilmesi. Medyanın ve uzmanların sansasyonel üsluptan uzak durarak bilimin ışığında tek sesli, doğru iletişim yürütmesi. Kısacası; Yalova halkı fayların ne zaman kırılacağı tartışmasından ziyade, binaların ne zaman güvenli hale geleceği sorusuna yanıt bekliyor.’
Haber Merkezi






Yorumlar
Yorum Yap