Gözden Kaçırmayın

Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderYalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin Gider

Yalova, Marmara Bölgesi'nin incisi olmasının yanı sıra, barındırdığı kültürel çeşitlilik ve tarihi mirasla da dikkat çekiyor. Özellikle Kafkasya'dan aldığı göçlerle zenginleşen demografik yapısı, şehrin her bir köşesinde farklı bir hikayenin filizlenmesine olanak tanımış. Bu tarihi zenginliğin en önemli duraklarından biri de şüphesiz Güneyköy. Yalova Konuşuyor ekibi olarak, şehrin kültürel hafızasını tazelemek adına mikrofonlarımızı bu kez yerel tarih anlatıcılarına ve bölge halkına uzattık. Vatandaşların ve tarih sevdalılarının dilinden dökülenler, sıradan bir köyden çok daha fazlasını, direnişin ve yeniden var oluşun simgesi olan Güneyköy'ün destansı geçmişini ortaya koydu.

Dağıstan'dan Almalı'ya Göç

Görüştüğümüz yerel tarih meraklıları ve vatandaşlar, köyün kuruluş hikayesinin 1880'li yılların sonlarına dayandığını dile getiriyor. Mikrofonlarımıza konuşan bir bölge sakini, "Dağıstan'ın sarp ve dağlık bölgelerinden yola çıkan bir grup Avar ve Dargin ailesi, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nun güvenli topraklarına göç etmek zorunda kalmış," diyerek o zorlu süreci özetliyor. Anlatılanlara göre, bu ailelerin liderliğini üstlenen bilge ve dindar bir şahsiyet olan Şeyh Muhammed Medeni, o dönem "Almalı" adıyla bilinen Yalova'nın verimli ve yeşil topraklarına yerleşme kararı almış. Şeyh Muhammed Medeni'nin bu bölgede ilk evi inşa etmesinin ardından, peşi sıra diğer yapıların da hızla yükselmeye başladığı ve onun liderliğindeki 10-15 ailenin bugünkü Güneyköy'ün temellerini attığı ifade ediliyor.

Sultan Reşad'ın İlgisi

Köyün tarihsel gelişiminde Osmanlı Sarayı'nın da önemli bir yeri bulunuyor. Vatandaşların aktardığı tarihi bilgilere göre, kısa sürede gelişen ve düzenli bir yerleşim yeri haline gelen bu yeni köy, dönemin Osmanlı Sultanı Mehmed Reşad'ın da ilgisini çekmeyi başarmış. Sultan'ın özel desteği ve himayesiyle köye anıtsal bir çeşme yaptırıldığını belirten yöre halkı, bu tarihi dokunuşun ardından köyün "Reşadiye" adıyla anılmaya başlandığını vurguluyor. Bir vatandaş, "O çeşme sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda devletin bu köye verdiği değerin ve kucak açışının bir simgesiydi," diyerek bu dönemin kültürel önemine dikkat çekiyor.

Milli Mücadele ve Sürgün

Röportajlarımız sırasında en çok vurgulanan ve duygusal anların yaşanmasına neden olan konu ise köyün Milli Mücadele yıllarında üstlendiği kritik rol oldu. Yunan kuvvetlerinin Yalova ve çevresini işgal ettiği o karanlık günlerde, Reşadiye adeta bir sığınak işlevi görmüş. Tarihi hafızayı günümüze taşıyan vatandaşlar, "Çevredeki Müslüman ahalinin canını kurtarmak için herkes bu köyde toplandı. Ardından güvenli bir şekilde Geyve'ye ulaşmaları sağlandı," şeklinde o günlerin zorluklarını anlatıyor. Geyve'de savaş bitene kadar yaklaşık iki yıl boyunca mülteci hayatı yaşayan köy halkının, vatan savunması uğruna büyük bedeller ödediği mikrofonlarımıza yansıyan en çarpıcı detaylar arasında yer alıyor.

Küllerinden Doğan Güneyköy

Savaşın ardından köylerine geri dönen halkı ise acı bir manzara bekliyormuş. Görüştüğümüz vatandaşlar, "İki yılın sonunda geri döndüklerinde karşılarında sadece bir harabe vardı," diyerek o yıkımı tarif ediyor. Ancak pes etmeyen köy halkı, yıkılan camileri onarmış, yakılan evlerin yerine yenilerini inşa etmiş ve ormana dönen tarlaları yeniden sürmeye başlamış. Şeyh Muhammed Medeni'nin kurduğu bu mirası, daha sonra Şeyh Şerafettin'in devralarak geliştirdiği ve köyün yeniden ayağa kalkmasını sağladığı belirtiliyor. 1934 yılına gelindiğinde ise Reşadiye ismi değiştirilerek köy, bugünkü "Güneyköy" adını almış.

Yanıtların ve aktarılan tarihi bilgilerin genelinde, Güneyköy'ün sadece coğrafi bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda Yalova'nın en önemli kültürel değerlerinden biri olduğu açıkça görülüyor. Sokak röportajımız ve derlediğimiz yerel anlatılar; tarihi kimliği, asırlık camileri, sivil mimari örneği evleri, Sultan Reşad'ın yadigarı çeşmesi ve Dağıstan'dan taşıyıp yaşattıkları eşsiz kültürüyle Güneyköy'ün Yalova için ne denli büyük bir hazine olduğunu bir kez daha ortaya koydu.