Gözden Kaçırmayın

ŞİDDETLİ YAĞIŞLAR KAPIDAŞİDDETLİ YAĞIŞLAR KAPIDA

Türkiye'nin önde gelen deprem bilimcilerinden Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara Bölgesi'nde beklenen büyük depreme ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Science dergisinde yayımlanan son bilimsel çalışmaların, Marmara'daki deprem tehlikesinin azalmadığını, aksine arttığını ortaya koyduğunu belirten Tüysüz, Yalova'nın da ciddi risk altında bulunan iller arasında yer aldığını vurguladı.

Science Dergisindeki Çalışma Marmara'yı İşaret Ediyor

Prof. Dr. Okan Tüysüz, Science dergisinde yayımlanan ve İstanbul merkezli Marmara fay hattını ele alan bilimsel çalışmayı değerlendirerek, söz konusu yayının son derece kritik veriler içerdiğini ifade etti. Science'ın dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden biri olduğuna dikkat çeken Tüysüz, bu tür yayınların deprem tehlikesinin boyutlarını daha net ortaya koyduğunu söyledi.

Söz konusu çalışmanın, Marmara'daki depremlerin batıdan doğuya doğru bir kırılma zinciri şeklinde ilerlediğini ortaya koyduğunu belirten Tüysüz, bu durumun uzun süredir dile getirilen bilimsel öngörüleri güçlendirdiğini ifade etti.

Silivri Depremi Sürecin Bir Parçası

Prof. Dr. Tüysüz, 23 Nisan'da Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin de bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu depremin tek başına ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Tüysüz, geçmiş yıllarda yaşanan depremlerle birlikte incelendiğinde Marmara'daki stres birikiminin yönünün daha net görüldüğünü kaydetti.

Özellikle Büyükçekmece açıklarından doğuya doğru uzanan kesimde kırılma riskinin devam ettiğini belirten Tüysüz, bu hattın Marmara'daki en kritik fay segmentlerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Okan Tüysüz Marmara Deprem Uyarısı

"17 Ağustos'tan Sonra Deprem Olasılığı Arttı"

Prof. Dr. Okan Tüysüz, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nden sonra Marmara Bölgesi'nde büyük bir deprem olasılığının arttığına dair bilimsel görüşleri hatırlattı. Bu büyük depremin ardından Marmara'daki deprem olasılığının yaklaşık yüzde 15 oranında arttığının bilimsel çalışmalarla ortaya konduğunu ifade etti.

Bu durumun, bugün gelinen noktada Marmara Bölgesi'nin neden hâlâ yüksek riskli bölgeler arasında yer aldığını açıkça gösterdiğini dile getirdi.

"Deprem Tehlikesi Azalmadı, Arttı"

Son yıllarda yapılan yeni araştırmaların, özellikle Kumburgaz ile Adalar arasında kalan fay segmentinde deprem tehlikesinin sürdüğünü ve hatta arttığını ortaya koyduğunu belirten Tüysüz, yayımlanan bilimsel çalışmaların mevcut riskleri teyit eder nitelikte olduğunu söyledi.

Depremin tam olarak ne zaman ve hangi büyüklükte gerçekleşeceğinin kesin biçimde öngörülemeyeceğini vurgulayan Tüysüz, geçmişte İstanbul'u etkileyen 1509, 1766 ve 1894 depremlerine ilişkin kayıtların yetersiz olması nedeniyle bazı belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti. Ayrıca doğanın her zaman matematiksel modellere birebir uymadığını, deprem aralıklarının değişkenlik gösterebildiğini de sözlerine ekledi.

"Marmara 7.2 Büyüklüğünde Depremle Sarsılacak"

Açıklamasının sonunda uyarılarını yineleyen Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara Bölgesi için kaçınılmaz gerçeğe dikkat çekti. Tüysüz, mevcut bilimsel veriler ışığında şu değerlendirmede bulundu: "Tüm bilinmezliklere rağmen İstanbul ve Marmara, geçmişte olduğu gibi gelecekte de büyük bir depremle sarsılacaktır. Bugünkü tahminlere göre bu depremin büyüklüğü 7.2 civarında olabilir. Böyle bir depremin İstanbul'un yanı sıra Kocaeli, Yalova, Tekirdağ ve Çanakkale'de hasar yaratması beklenir."

Tüysüz, depremin tamamen önlenemeyeceğini ancak alınacak önlemlerle can ve mal kaybının en aza indirilebileceğini vurgulayarak, hazırlıkların gecikmeden artırılması gerektiğini ifade etti.