Gözden Kaçırmayın
TOKİ’den 58 İlde 83 Bin Konut1984 yılında Manisa’daki acemi birliğinin ardından İstanbul’daki usta birliğine teslim olan Ali Asker Gönülcan, askerlik hizmetini ifa ettiği sırada aniden rahatsızlandı. Sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan genç asker, 23 Aralık 1985 tarihinde hayatını kaybetti. Vefatın ardından hak sahipleri, 2024 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvurarak vazife malullüğü haklarının tanınmasını talep etti. Ancak kurumun olumsuz yanıtı üzerine konu yargıya taşındı.
Ankara 18. İdare Mahkemesi'nde açılan ilk davada SGK, vefatın askerlik hizmetinin sebep ve etkisiyle meydana geldiğine dair somut bilgi veya belge bulunmadığını savunarak davanın reddini istedi. Yerel mahkeme de bu gerekçeyi haklı bularak aile aleyhine karar verdi. Bunun üzerine Gönülcan ailesinin avukatı İsmail Kılıç, kararı istinaf mahkemesine taşıyarak eksik evrak ve kayıt tutma sorumluluğunun vatandaşa yüklenemeyeceğini vurguladı.
Dosyayı inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi, oy birliğiyle tarihi bir karara imza atarak yerel mahkemenin hükmünü iptal etti. Yüksek mahkeme gerekçeli kararında, askeri birlik ve hastanelerdeki ölüm kayıtlarını tutma yükümlülüğünün doğrudan devlete ait olduğunu belirtti. Birliğine sağlam katılan ve görevi sırasında vefat eden erin ölüm nedenini ispatlama sorumluluğunun devlette olduğuna dikkat çekilerek, evrak eksikliğinin hak sahipleri aleyhine yorumlanamayacağı vurgulandı.
Kararı değerlendiren hukukçular, bu kararın geçmişte benzer mağduriyetler yaşamış binlerce asker ailesi için çok önemli bir yargı emsali oluşturduğunu ifade ediyor.
Haber Merkezi




Yorumlar
Yorum Yap