Gözden Kaçırmayın

Yalova İl Sağlık Müdürlüğü'nden Çağrı: Sağlığınızı Aşıyla KoruyunYalova İl Sağlık Müdürlüğü'nden Çağrı: Sağlığınızı Aşıyla Koruyun

Bağışıklık Sisteminin Sessiz Kaldığı Durum: Gıda Hassasiyeti

Bir reaksiyonun alerji mi yoksa sadece bir hassasiyet, yani gıda intoleransı mı olduğunu anlamak doğru sağlık yönetimi için büyük bir önem taşıyor. Besin hassasiyeti, vücudunuzun belirli yiyeceklere sindirim sistemi üzerinden olumsuz tepki vermesi durumu olarak tanımlanıyor. Bu noktada en belirleyici fark, gıda hassasiyetinde bağışıklık sisteminizin hiçbir şekilde devreye girmemesidir.

Günümüzde sıklıkla karşılaşılan laktoz intoleransı ve çölyak dışı gluten hassasiyeti bu durumun en bilinen örnekleri arasında yer alıyor. Hassasiyet durumlarında vücut genellikle mide rahatsızlığı, şiddetli şişkinlik ve bazen de hafif kaşıntı gibi yaşam kalitesini düşüren ancak doğrudan yaşamı tehdit etmeyen tepkiler veriyor.

Resim

Bağışıklık Sisteminin Aşırı Tepkisi ve Gizli Tehlike

Gıda alerjisi söz konusu olduğunda ise tablo tamamen değişiyor ve ortaya çıkan fizyolojik reaksiyonlar dakikalar içinde çok ciddi boyutlara ulaşabiliyor. En sık rastlanan gıda alerjisi türü, bağışıklık sisteminizin normal şartlarda güvenli olan gıdalardaki proteinleri zararlı bir tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıkan IgE aracılı alerjidir.

Tüketilen bir besine karşı İmmünoglobulin E (IgE) adı verilen antikorların üretilmesiyle, Tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu hızla tetikleniyor. Prof. Dr. Clare Mills'e göre, normalde parazitlerle savaşmakla görevli olan bu antikorlar, genetik veya çevresel faktörlerle bazı kişilerde yiyeceklere karşı yanlışlıkla harekete geçiyor. Alerjisi olan bireylerde sistemi çökertmek için çok küçük, hatta eser miktarda tüketim bile yeterli olabiliyor. Ambalajlı gıdaların üzerinde sıklıkla karşılaştığımız 'Eser miktarda fıstık içerebilir' uyarısının temel nedeni de tam olarak bu riskten kaynaklanıyor.

Resim

Belirtileri Doğru Okumak Hayat Kurtarıyor

Vücudun verdiği sinyalleri doğru okumak ve ne zaman harekete geçileceğini bilmek kritik bir öneme sahip. Gıda alerjisinin belirtileri saniyeler içinde başlayabileceği gibi nadiren saatler sonra da kendini gösterebiliyor. Özellikle ağız ve boğazda ani şişlik, yutkunma güçlüğü, ağızda karıncalanma hissi, hırıltılı solunum ve aniden başlayan nefes darlığı alerjinin en tehlikeli işaretleridir.

Kusma, ishal ve cilt döküntüsü gibi bazı belirtiler hem alerjide hem de hassasiyette ortak görülebildiği için kendi kendine teşhis koymak yanıltıcı sonuçlar doğurabiliyor. King's College London'dan Çocuk Alerjisi Profesörü Alexandra Santos, insanların kendi kendilerine gıda alerjisi teşhisi koyma oranının, tıbbi testlerle kanıtlanmış gerçek alerji vakalarından çok daha yüksek olduğunu ifade ediyor. Nefes darlığı veya tüm vücudu etkileyen, anafilaksi adı verilen ve ölümcül olabilen şiddetli alerjik şok belirtileri ortaya çıktığında ise zaman kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması gerekiyor.

Resim

Çocukluk Dönemindeki Risk Faktörü: Cilt Bariyeri

Çocukluk dönemi, gıda alerjilerinin en sık ve en dikkat çekici şekilde başladığı evrelerin başında geliyor. Dünya genelinde inek sütü, yumurta, susam, yer fıstığı ve fındık, çocuklarda reaksiyona neden olan gıdaların zirvesinde yer alıyor. Uzmanlar, hangi çocukların bu tehlikeli durum açısından daha fazla risk altında olduğunu belirlemek için cilt sağlığına odaklanıyor.

Birleşik Krallık Alerji Vakfı Klinik Hizmetler Başkanı Amena Warner'a göre, özellikle şiddetli egzama problemi yaşayan küçük çocuklarda gıda alerjisi geliştirme riski çok daha yüksek. Cilt bariyeri zayıfladığında veya bozulduğunda, çevresel alerjenler vücuda bu açık noktalardan sızarak bağışıklık sisteminde doğal tolerans gelişmeden önce tehlikeli bir hücresel hassasiyet yaratıyor. Erken dönemde şiddetli egzaması ve yumurta alerjisi olan çocukların ilerleyen yaşlarda fıstık alerjisi geliştirme ihtimalinin yüksek olması, erken tıbbi teşhisin ve doğru cilt bakımının önemini bir kez daha kanıtlıyor.


Gökçe Öztürk Bekdemir

Muhabir