Gözden Kaçırmayın

İsrail Ordusu, Lübnan'ın Güneyinde 7 Beldeyi Hedef Aldıİsrail Ordusu, Lübnan'ın Güneyinde 7 Beldeyi Hedef Aldı

Fransız televizyon kanalı BFMTV'de yayımlanan bir programa konuk olan Ulusal Birlik (RN) Partisi Milletvekili Jean-Philippe Tanguy, 18 Nisan ve 2 Mayıs 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde tartışmaların fitilini ateşleyen bir açıklamaya imza attı. Tanguy, partisinin lideri Marine Le Pen'in cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması halinde, ülke genelinde başörtüsü takan kadınlara doğrudan para cezası uygulayacaklarını resmi olarak duyurdu. Bu radikal hamleyi siyasi bir mücadele olarak savunan Tanguy, hedeflerinin belirli bir ideolojiyi engellemek olduğunu belirtti.

Kararın gerekçesini kendi kişisel gözlemlerine dayandıran aşırı sağcı milletvekili Tanguy, çocukluğunu geçirdiği Paris banliyölerindeki sokakların değişimine dikkat çekerek, başörtülü kadın sayısındaki artışın artık kontrolden çıktığını iddia etti. Tanguy'un toplumsal ayrışmayı körükleyen ve kadınları hedef gösteren bu açıklamaları, Fransa siyasetinde özellikle sol kanat temsilcileri ve insan hakları savunucuları tarafından çok sert eleştirilere maruz kaldı.

Mevcut Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görev süresi sınırına takılarak aday olamayacağı 2027 seçimleri öncesinde gündeme gelen bu vaat, ülkedeki inanç özgürlüğü tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. Fransa'da halihazırda devlet memurlarına yönelik sıkı bir başörtüsü yasağı uygulanırken, 2004 yılında yürürlüğe giren yasa ile ilk ve ortaöğretim okullarındaki öğrencilerin de başörtüsü takması yasaklanmıştı. Aşırı sağın para cezası planı, yıllardır kamu binaları ve okullarla sınırlı tutulan bu kısıtlamaları doğrudan sokağa ve bireylerin günlük yaşamına taşıyarak siyasi bir kampanya aracına dönüştürmesi açısından büyük önem taşıyor.

Melike Gökdemir

Muhabir