Gözden Kaçırmayın

Altın, doların gerilemesi ve faiz beklentileriyle yüzde 2’den fazla yükseldiAltın, doların gerilemesi ve faiz beklentileriyle yüzde 2’den fazla yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ve Haziran aylarını kapsayan 2026 yılının ikinci çeyreğine ait gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) resmi sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Kurumun sunduğu verilere göre Türkiye ekonomisi, üretim ve hizmet faaliyetlerinin katkısıyla bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 oranında büyüme kaydetti. Elde edilen bu sonuçla birlikte ekonomideki kesintisiz büyüme serisi aralıksız olarak 24'üncü çeyreğe taşınmış oldu. Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH, bu dönemde cari fiyatlarla 19 trilyon 869 milyar liranın üzerine çıkarken, dolar bazında ise 438 milyar 347 milyon dolarlık bir ekonomik hacim ortaya çıktı.

Ekonomik faaliyet kollarındaki sektörel değişimler incelendiğinde, büyümenin en büyük lokomotifinin tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü olduğu görülüyor. Yüzde 13,3'lük dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakalayan tarım alanını, yüzde 8,6 ile bilgi ve iletişim faaliyetleri takip etti. Kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yüzde 4 oranında büyüme yaşanırken, sanayi ve finans sektörleri de yüzde 2'nin üzerinde kalarak pozitif trendi destekledi. Genel çaptaki bu olumlu tablonun karşısında inşaat sektörü yüzde 1,9 oranında daralarak dönemin küçülen nadir faaliyet alanlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Ülke ekonomisinin temel dinamiklerinden olan tüketim harcamaları ve dış ticaret istatistikleri de bu büyümenin nasıl gerçekleştiğini gözler önüne seriyor. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 oranında artarak iç piyasayı canlı tutarken, devletin nihai tüketim harcamalarında yüzde 1,8'lik bir kısıntıya gidildi. Dış ticaret cephesinde ise mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4 oranında geriledi, ancak ithalattaki düşüşün yüzde 6,4 gibi daha yüksek bir seviyede gerçekleşmesi dikkat çekti. Uzman kurumların resmi verileriyle teyit edilen raporda, işgücü ödemelerinin yüzde 36,7 oranında artması da dönemin en kritik ekonomik yansımalarından biri olarak raporlandı.

Melike Gökdemir

Muhabir