Gözden Kaçırmayın
MİLYONLUK İHALEDE YENİ GELİŞMEAFAD'ın resmi kayıtlarına yansıyan verilere göre, sadece 20 Ağustos gününde 24 saatlik dilim içerisinde büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen toplam 32 sarsıntı meydana geldi. Bu hareketlilik ilerleyen günlerde de hız kesmedi ve 22 Ağustos gecesi saat 01.26'da Çınarcık'a yaklaşık 12 kilometre mesafede 1,5 büyüklüğünde bir deprem daha kaydedildi. Kamuoyunda haklı bir paniğe neden olan bu sarsıntılar, dikkatleri yeniden bölgenin aktif fay hatlarına çevirdi.
Uzman İsimden "Öncü Deprem" İddialarına Bilimsel Yanıt
Yaşanan bu yoğun hareketliliğin ardından bilim dünyasından beklenen yetkili ve güvenilir açıklama TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir'den geldi. Bölgenin tektonik yapısına hakim olan Cangir, Marmara Bölgesi'nin Kuzey Anadolu Fay Zonu başta olmak üzere çok sayıda ikincil fayı barındıran oldukça dinamik bir sistem olduğunu belirtti. Uzman yetkili, ardışık olarak yaşanan ve halk arasında "deprem fırtınası" olarak bilinen bu küçük ve orta ölçekli sarsıntıların, ana fay zonu çevresindeki ikincil faylarda meydana gelen olağan gerilim değişimleri ve kırılmalarla ilişkili olabileceğini ifade etti.
"Sosyal Medyadaki Asılsız İddialara İtibar Etmeyin"
Günümüz bilimsel ve teknolojik imkanlarıyla bir depremin gününü, saatini veya kesin büyüklüğünü önceden tahmin etmenin imkansız olduğuna dikkat çeken Cangir, bilgi kirliliğine karşı uyarılarda bulundu. Bir depremin "öncü" karakter taşıyıp taşımadığının ancak ardından daha büyük bir sarsıntı gelmesi durumunda, yani geriye dönük bir analizle anlaşılabileceğini belirten uzman isim, "Bu sarsıntılar kesinlikle büyük depremin öncüsüdür" veya "Hiçbir ilgisi yoktur" şeklindeki kesin yargıların günümüz bilimiyle bağdaşmadığını vurguladı. Sosyal medyada yayılan ve paniği körükleyen asılsız iddialara karşı vatandaşların yalnızca resmi ve bilimsel otoritelere güvenmesi gerektiğinin altı çizildi.
Yalova İçin Hayati Uyarı: Zemin ve Yapı Güvenliği
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde en ağır bedellerden birini ödeyen Yalova için tehlikenin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını hatırlatan Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi, odaklanılması gereken asıl hayati noktayı işaret etti. Yalova'nın aktif faylara olan coğrafi yakınlığına, bilhassa kıyı şeritlerindeki zayıf alüvyal zemin yapısına ve belirli bölgelerdeki heyelan risklerine dikkat çeken Cangir, güvenliğin sadece binalarla değil, zemin şartlarının doğru analiz edilmesiyle sağlanabileceğini belirtti. Toplumun her sarsıntı sonrasında "Büyük deprem geliyor mu?" paniğine kapılmak yerine, yapısal hazırlıkları tamamlayarak "Büyük depreme ne kadar hazırız?" sorusuyla yüzleşmesi gerektiği yetkili ağızdan bir kez daha hatırlatıldı.
İpek Kaya
Muhabir







Yorumlar
Yorum Yap