Gözden Kaçırmayın
ARITMA İÇİN HAREKETE GEÇİLDİTarih boyunca Osmanlı döneminde, Yalova'nın Armutlu nahiyesinde yaşayan Rum ve Türk toplulukları, her sonbaharın ekim ayında zeytinlik aralarındaki makiliklere ve dere kenarlarına akın ederdi. Bu doğal alanlarda kendiliğinden yetişen ve olgunlaşan ekşimsi, buruk güvem eriği, kışlık kiler hazırlıklarının en kritik parçası olarak özenle toplanırdı. Toplanan bu bereketli meyveler, dönemin kısıtlı imkanlarıyla büyük bir mutfak kültürüne dönüşürdü.
Şerbet ve şurup yapımı için güvem eriği bol su ile uzun süre kaynatılıp süzülür, ardından az miktarda bal veya şekerle tatlandırılarak ağdalı, yoğun bir şurup haline getirilirdi. Elde edilen bu özel karışım, yazın kavurucu sıcaklarında buz gibi suyla seyreltilerek ferahlatıcı bir şerbet olarak sunulurken; kış aylarında ise dondurucu soğuklara karşı vücuda direnç vermesi amacıyla sıcak suyla karıştırılıp şifa niyetine içilirdi. Şekerin kıt ve değerli olduğu dönemlerde ise meyvenin kendi doğal öz suyu saatlerce kaynatılıp koyulaştırılarak geleneksel pekmeze dönüştürülürdü. Ayrıca, meyveler kevgirden geçirilerek çekirdeklerinden titizlikle ayrılır ve kış sofralarını süsleyen enfes marmelat veya reçeller yapılırdı. Dalından taze koparılan eriklerin güneş altında kurutulmasıyla elde edilen ürünler ise, uzun kış gecelerinde sindirimi rahatlatmak için bitki çayı olarak demlenerek tüketilirdi.
Doğal Halk Hekimliğinde Güvem Eriğinin Yeri
Geleneksel halk hekimliğinde son derece kıymetli ve güvenilir bir doğal ilaç olarak kabul edilen güvem eriği, insan sağlığına sunduğu çok yönlü katkılarla modern bilimin de dikkatini çeken bir yapıya sahiptir. İçerdiği yüksek tanen oranı sayesinde tıbbi olarak çok güçlü bir büzücü (astrenjan) etkiye sahip olan bu meyve, özellikle mide bulantılarına, karın bölgesindeki şişkinliğe ve şiddetli ishale karşı sindirim sistemini hızla yatıştırmak amacıyla hekimler tarafından sıklıkla kullanılmıştır.
Vücudun savunma mekanizmalarını destekleyen güvem eriği, aynı zamanda güçlü bir kan temizleyici ve idrar söktürücü olarak öne çıkar. Vücutta biriken zararlı toksinlerin atılmasına yardımcı olurken, böbrek ve mesane yollarının derinlemesine temizlenerek hastalıklardan arınmasını destekler. C vitamini ve polifenol adı verilen antioksidanlar bakımından inanılmaz derecede zengin olan bu meyve, bağışıklık sistemini ayağa kaldıran tam bir güç deposudur. Soğuk algınlıklarında, inatçı boğaz ağrılarında ve genel vücut halsizliğinde doğal bir kalkan görevi görür. Üstelik kendine has mayhoş ve az şekerli yapısı sayesinde, geleneksel tüketimde kan şekerini dengeleyici etkisiyle de metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olan eşsiz bir şifa kaynağıdır.
İpek Kaya
Muhabir







Yorumlar
Yorum Yap