Gözden Kaçırmayın
MİLYONLUK İHALEDE YENİ GELİŞMEGaziosmanpaşa Mahallesi Tuna Caddesi mevkisinde kurulan Perşembe Pazarı, mahalleli için sadece bir alışveriş alanı olmaktan çıkıp, ciddi bir güvenlik ve huzur sorununa dönüşmüş vaziyette. Bölgede yaşayan vatandaşların birebir şahitliği ve ihbarlarına göre, pazarın çilesi henüz Çarşamba akşamından başlıyor. Esnafın şemsiye, tezgah demirleri ve devasa eşyaları evlerin kapılarına, bahçe duvarlarına ve tellerine yaslayarak bırakması, bölgede ciddi maddi hasarlara yol açıyor.
Bu özensiz yerleşim sadece duvarlara zarar vermekle kalmıyor; mahallelinin garaj kapılarının kırılmasına kadar varan tahribatlar yaratıyor. Hatta yaşanan bu mülkiyet ihlalleri ve maddi zararlar, zaman zaman esnaf ile mahalle sakinleri arasında kavgaların yaşanmasına zemin hazırlıyor.
Altyapı Çıkmazı ve Her Seçimde Unutulan Kapalı Pazar Sözü

Bölgedeki bir diğer büyük kriz ise altyapı eksikliği olarak öne çıkıyor. Mahalle arasına kurulan bu devasa pazarda elektrik ve su gibi temel altyapı imkanlarının bulunmaması, sorunu daha da derinleştiriyor. İddialara göre pazarın su ve elektrik ihtiyacı, mahalle sakinlerinin bahçelerindeki hatlardan gayriresmi yollarla, tamamen kontrolsüz bir şekilde tahsis edilmeye çalışılıyor.
Bu plansızlık, her seçim döneminde siyasiler tarafından verilen ama bir türlü hayata geçirilmeyen o meşhur vaadi akıllara getiriyor: Kapalı Pazar Yeri. Yıllardır her seçim arifesinde bölge halkına modern, altyapısı çözülmüş ve mahalle düzenini bozmayacak bir kapalı pazar yeri sözü verilmesine rağmen, bugüne kadar hiçbir somut adımın atılmadığı söyleniyor.
Acil Durumlara Kapalı Sokaklar: Faciaya Davetiye Çıkarılıyor
Tüm bu kargaşanın içinde insan hayatını doğrudan tehdit eden en korkunç detay ise sokakların tamamen trafiğe ve erişime kapanması. Çarşamba gününden itibaren kurulan tezgahlar, sokağı bir labirente çevirerek acil durumlarda itfaiye ve ambulans girişini imkansız hale getiriyor.
Mahallede yaşanabilecek olası bir kalp krizi, yangın veya ani bir sağlık krizinde müdahale araçlarının sokağa giremeyecek olması, bölge sakinlerini büyük bir korku ve çaresizlik içinde bırakıyor. Sağlık ve güvenlik hakkının bu denli ihlal edilmesi, pazar yerinin artık sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı ve güvenlik zafiyeti olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Üç Gün Süren Gürültü ve Görmezden Gelinen Yüzlerce İmza

Pazarın getirdiği yük Perşembe akşamı da bitmiyor. Kurulumdan itibaren başlayan yüksek sesli bağırışlar ve açılan müzikler; mahalledeki yaşlıları, hastaları ve vardiyalı çalışanları psikolojik olarak yıpratıyor. Perşembe akşamı pazarın dağılmasının ardından sokağı yıkamak için gelen araçların yarattığı kargaşa ve bazen Cuma gününe kadar toplanmayan eşyalar, mahalleliyi tam üç gün boyunca bu kaosu yaşamaya mahkum ediyor.
Zabıta müdürlüklerine defalarca şikayette bulunulmasına, mahalle meclislerine başvurulmasına ve mahalleli arasında defalarca ortak imza toplanmasına rağmen yetkililerin bu çığlığa sessiz kalması bardağı taşıran son damla oldu. Gaziosmanpaşa sakinleri, artık geçici çözümler veya boş vaatler değil; evlerinde güvenle, huzurla ve insanca yaşayabilecekleri, sokaklarına ambulansın girebildiği kalıcı bir çözüm için yetkililerin acilen göreve çağrılmasını bekliyor.
İpek Kaya
Muhabir







Yorumlar
Yorum Yap