Gözden Kaçırmayın
YALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜMarmara Bölgesi'nin incisi olarak bilinen, bir zamanlar yeşili, denizi, termal suları ve sakin sahil kasabası kimliğiyle hafızalara kazınan Yalova, yıllar içinde büyük bir dönüşüm geçirdi. Hızlı nüfus artışı, kentleşme ve göç dalgalarıyla birlikte o eski, herkesin birbirini tanıdığı butik şehir yapısı yerini kalabalık ve hareketli bir yaşantıya bıraktı. Yalova Konuşuyor ekibi olarak sokağın nabzını tuttuk ve vatandaşlara kentin dünü ile bugünü arasındaki farkları, geçmişte bırakılan ve en çok aranan değerleri sorduk. Verilen yanıtlar, fiziksel değişimin ötesinde sosyal dokudaki erozyonun da Yalovalıları derinden etkilediğini gözler önüne serdi.
Komşuluk ve Güven Duygusu Mazi Oldu
Mikrofonlarımıza konuşan vatandaşların en çok üzerinde durduğu konuların başında, kaybolan güven ortamı ve zayıflayan insan ilişkileri geldi. Eskiden kentte herkesin birbirine aşina olduğunu belirten bir vatandaş, "Her şeyi özlüyoruz. Eskiden Yalova'da insanlar birbirini tanıyordu. Güzeldi, hoştu. Şu an hiç kimse kimseyi tanımıyor. Hiç kimse hiç kimseyi bilmiyor" sözleriyle sosyal yabancılaşmaya dikkat çekti. Aynı vatandaş, sokaklardaki güven hissinin de azaldığını vurgulayarak, "Artık yürürken bile tereddüt ederek yürüyoruz" ifadelerini kullandı. Geçmiş yıllardaki asayiş ve toplumsal otokontrol mekanizmalarına özlem duyan bir başka kent sakini ise, 30-40 sene öncesinin Yalova'sını anlatırken çarpıcı bir örnek verdi. O dönemlerde kimsenin kimsenin malına göz dikmediğini ifade eden vatandaş, nadiren yaşanan hırsızlık olaylarında bile suçluların davul ve zurnayla sokaklarda gezdirilerek teşhir edildiğini, böylece toplumsal bir düzenin sağlandığını dile getirdi.
Nüfus Yoğunluğu ve Betonlaşma Tepkisi
Yalova'nın yıllar içindeki fiziksel değişimi de röportajlarda sıkça gündeme gelen bir diğer başlık oldu. Kente 60 yıl önce yerleştiğini ve o dönemki Yalova'nın yaşanabilirlik seviyesinin çok yüksek olduğunu belirten yaşlı bir vatandaş, günümüzdeki tablodan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Eski Yalova'nın daha sakin, sessiz ve tenha olduğunu vurgulayan vatandaş, "Şimdi çok kalabalık. Kimse kimseyi tanımıyor. Ahlak düzeni bozuldu. Ülkenin şekli ve şemali bozuldu. Ben Yalova'ya yerleşmemin sebebi de o eski güzelliğiydi ama şu anda memnun değiliz" şeklinde konuştu. Kentin doğal güzelliklerinin yerini binalara bırakması da eleştirilerin odağındaydı. Bir başka vatandaş, Yalova'nın simgelerinden olan eski arabalı vapurları, kentin yeşilliğini ve o dönemin insanlarını çok özlediğini belirterek, "Şimdiki Yalova iyi değil. Her taraf beton oldu" diyerek yapılaşma hızına tepki gösterdi.
Yeni Yatırımlar Takdir Ediliyor
Sokak röportajında eskiye duyulan özlemin yanı sıra, kentin güncel gelişimine dair olumlu değerlendirmeler de yer aldı. Çınarcık ilçesinde ikamet ettiğini belirten bir vatandaş, Yalova'nın giderek gelişen bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Özellikle sağlık ve ulaşım alanındaki yatırımlara dikkat çeken vatandaş, "Hastane çok güzel olmuş. Yeni yolu da yapılmış" diyerek son dönemde hayata geçirilen projelerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ancak bu gelişmelerin tek başına yeterli olmadığını da sözlerine ekleyen vatandaş, Yalova'nın hala karşılanması gereken pek çok ihtiyacı bulunduğunu savundu.
Geçmişin Samimiyeti Aranıyor
Yalova sokaklarında gerçekleştirdiğimiz bu röportaj, kent sakinlerinin hafızalarındaki "Eski Yalova" ile her gün yüzleştikleri "Yeni Yalova" arasındaki derin uçurumu net bir şekilde ortaya koydu. Yanıtların genelinde, kentin büyümesi ve altyapısal olarak gelişmesi bir yere kadar kabul görse de; bu büyümenin getirdiği betonlaşma, artan kalabalık ve en önemlisi bozulan sosyal doku ciddi bir mutsuzluk kaynağı olarak öne çıkıyor. Yalovalılar, modernleşen kentin sokaklarında adımlarken, eski günlerin samimiyetini, yeşilini ve güven veren o sıcak mahalle kültürünü adeta mumla arıyor.







Yorumlar
Yorum Yap