Gözden Kaçırmayın
Veteriner Hekimlerden 'Hastalıktan Ari' İşletmelere Sıkı DenetimYalova genelinde yürütülen kadastro yenileme ve orman kadastrosu çalışmaları, mülkiyet hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Belde ve köylerde vatandaşların yıllardır işlediği, vergisini ödediği tarla ve bahçe vasfındaki tapulu arazilerine, sonradan yapılan güncellemelerle ‘orman şerhi’ konuluyor. Tapu iptal davalarıyla karşı karşıya kalan köylüler, bir anda kendi topraklarında işgalci konumuna düşme tehlikesi yaşıyor.

Süreçte en çok dikkat çeken ve vicdanları yaralayan nokta ise uygulamadaki tezatlıklar: Tapusu iptal edilen veya el konulan mülk sahibine devlet tarafından alternatif bir arazi gösterilmiyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen, mülksüzleştirilen hak sahipleri tazminat alabilmek için önce yıllarca dava açmak, ardından ödeme için 10 yıla varan süreler beklemek zorunda kalıyor, bir yandan köylünün elindeki tapulu arazi ‘orman’ denilerek geri alınırken, diğer yandan orman sınırları dışına çıkarılan alanların (2B) gerçek hak sahibi olmayan müteahhitlere veya nüfuzlu kişilere tahsis edildiği iddiaları gündemden düşmüyor. Uzmanlar, yaşanan bu çelişkili süreçte mağdur olan vatandaşların yasal haklarını ararken son yasal düzenlemeleri göz önünde bulundurması gerektiğini belirtiyor.

Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 22 gibi düzenlemeler, tapusunda orman şerhi bulunan ya da geçmişte tapusu iptal edilen hak sahiplerine belirli şartlar dahilinde iade, tescil düzeltmesi ve hak talep etme imkanı sunuyor. Altınova, Tavşanlı, Sugören, Kirazlı ve Armutlu’da mülk sahiplerinin zamanaşımı sürelerini kaçırmadan hukuki süreçleri başlatması kritik önem taşıyor. Yalova halkı, hak sahibi olmasına rağmen toprakları elinden alınanların hak kaybını düzenleyecek kanun ve kararlar konusunda çaba harcamalarını bekliyor.
Bülent Güler







Yorumlar
Yorum Yap