Gözden Kaçırmayın

"AKŞAM KALKIYORUZ ZAM, SABAH KALKIYORUZ ZAM"

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin en ağır yıkımlarından birini yaşayan Yalova'da, olası yeni bir sarsıntı ihtimali vatandaşların en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Şehrin kalbi konumundaki merkez ilçede yer alan yapı stokunun durumu, her geçen gün daha fazla tartışılırken, sokaktaki vatandaşın binalara olan güveni de karmaşık bir tablo çiziyor. Yalova Konuşuyor mikrofonlarına konuşan bölge halkı, şehir merkezindeki binaların sağlamlığı konusunda ciddi şüpheler taşıdığını dile getirdi. Özellikle eski ve yeni yapılar arasındaki keskin ayrım, vatandaşların barınma güvenliği konusundaki temel kriteri haline gelmiş durumda.

Eski Binalara Güven Yok

Mikrofon uzattığımız vatandaşların büyük bir çoğunluğu, özellikle deprem öncesi inşa edilen ve geçmiş sarsıntıları yaşamış binalara karşı derin bir güvensizlik duyduklarını ifade etti. İnşaat sektörü geçmişi olduğunu belirten bir vatandaş, "Gerçekten geçmişim inşaatçılık olduğu için Yalova'nın binalarına güvenmiyorum" sözleriyle sektörün içinden bir gözlem olarak endişelerini dile getirdi. Bir başka bölge sakini ise eski ve yeni yapılar arasındaki farka dikkat çekerek, "Eski binaların sağlamlığına kesinlikle güvenmiyorum ama yeni yapılanlar fena değil" şeklinde konuştu. Yeni bir binada oturduğu için kendini şanslı hisseden ancak çevredeki yapı stokundan korkan bir vatandaşın sözleri ise tehlikenin psikolojik boyutunu gözler önüne serdi: "Eski binalara hiç girmiyorum. Diğer binaların sağlam olmadığını biliyorum çünkü bu durum sürekli konuşuluyor. Hepsi eski, deprem görmüş binalar. Genelde çok hasar görmüş ve sonradan onarılmışlar. O şekilde oturuyorlar. Tekrar deprem olduğunda hepsinin yıkılacağından çok korkuyorum."

Zemin ve Bölge Tartışması

Röportajlar sırasında dikkat çeken bir diğer unsur ise vatandaşların şehir içindeki farklı bölgelerin zemin yapılarına dair kendi içlerinde geliştirdikleri değerlendirmeler oldu. Kimi vatandaşlar bazı bölgelerin zeminine güvenirken, bazı mahallelere şüpheyle yaklaşıyor. Bir vatandaş, şehir merkezindeki belirli noktalara güvendiğini belirterek, "Heykel Meydanı'nın olduğu bölge güvenilebilir, buranın zemini sağlamdır, yumuşak toprak değil. Bizim İstanbul Caddesi de güvenilir" ifadelerini kullandı. Ancak aynı vatandaş, şehrin üst kısımlarındaki mahalleler için, "Arka yukarı mahalleler, toprak olan mahallelerde güvenemiyoruz" diyerek, zemin yapısına dair yerel halk arasındaki algı farklılıklarını da ortaya koydu.

Belirsizlik Tedirginliği Büyütüyor

Sokak röportajında öne çıkan bir başka tema da, vatandaşların kendi oturdukları binalara dair yaşadıkları bilgi eksikliği ve belirsizlik hissiydi. Yeni binalarda oturanlar nispeten daha rahat bir nefes alsa da, genel bir "acaba" sorusu zihinleri kurcalamaya devam ediyor. Kendi binasının güvenli olduğunun söylendiğini ancak yine de tam anlamıyla ikna olmadığını belirten bir vatandaş, "Çok güvendiğimi söyleyemeyeceğim açıkçası. Oturduğum yerde binaların güvenli olduğu söyleniyor ama artık ne kadar güvenli bilmiyorum. Güvenilirlik konusunda çok net bir şey söyleyemeyeceğim. Sanırım güvenmiyorum" diyerek, şehirdeki genel tedirginlik halini özetledi.

Yanıtların genelinde, Yalova merkezdeki yapı stokuna yönelik ciddi bir endişenin hakim olduğu görülüyor. Sokak röportajı, 1999 depreminin acı hatıralarını taşıyan şehirde, hasar görmüş veya onarılarak kullanılmaya devam edilen eski binaların vatandaşta büyük bir korku yarattığını; yeni projelere ise ancak temkinli bir güven duyulduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Yalovalılar, binalarının sağlamlığı konusunda kulaktan dolma bilgiler yerine çok daha net ve güven verici adımlar atılmasını bekliyor.