Gözden Kaçırmayın

TERMAL MÜFTÜLÜĞÜ'NDEN  GENÇLERİN GELİŞİMİNE TAM DESTEKTERMAL MÜFTÜLÜĞÜ'NDEN GENÇLERİN GELİŞİMİNE TAM DESTEK

Gökçe Barajı, yaz mevsiminin kendini iyiden iyiye hissettirmesiyle birlikte ciddi bir su kaybı yaşamaya başladı. Haziran ayının hemen başında yüzde 96 gibi güven verici bir doluluk oranına sahip olan baraj, aradan geçen kısa süre zarfında yüzde 19'luk devasa bir kayıp yaşadı. 24 Temmuz tarihi itibarıyla yapılan güncel ölçümlerde doluluk oranının yüzde 77'ye gerilediği tespit edildi. Bu ani ve keskin düşüşün temel nedenleri arasında; mevsim normallerinin üzerinde seyreden yüksek hava sıcaklıkları, beklenen yaz yağışlarının gerçekleşmemesi ve sıcaklara bağlı olarak kent genelinde rekor seviyelere ulaşan su tüketimi yatıyor.

Geçmişteki Kuraklık Akıllara Geldi

Suların hızla çekilmesi, kentte geçtiğimiz aylarda yaşanan büyük su krizini yeniden akıllara getirdi. Bilindiği üzere, Gökçe Barajı'ndaki doluluk oranı ocak ayının başlarında yüzde 5 gibi son derece kritik bir seviyeye kadar inmişti. O dönemde kuraklık tehlikesine karşı Acil Su Eylem Planı acilen yürürlüğe konulmuş ve Yalova genelinde bir aydan fazla süren planlı su kesintilerine gidilmek zorunda kalınmıştı. İlkbahar aylarında kenti etkisi altına alan bereketli yağışların ardından baraj adeta yeniden doğmuş ve mayıs ayında yüzde 100 doluluk oranına ulaşarak kente derin bir nefes aldırmıştı. Ancak mevcut yaz koşullarının getirdiği hızlı buharlaşma ve tüketim, tablonun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Meteoroloji verileri ve su yönetimi uzmanlarının değerlendirmeleri, önümüzdeki süreç için çok daha dikkatli olunması gerektiğine işaret ediyor. İlerleyen günlerde hava sıcaklıklarının mevcut durumdan daha da artacağı ve buna paralel olarak su buharlaşma hızının ve evsel kullanımın yükseleceği öngörülüyor. Sürdürülebilir su temini için barajdaki seviyenin titizlikle takip edildiği bu günlerde, Yalova halkının su tasarrufu konusunda geçmiş krizlerden ders çıkararak bilinçli bir tüketim alışkanlığı sergilemesi, olası yeni bir eylem planının önüne geçilmesinde hayati bir önem taşıyor.


İpek Kaya

Muhabir