Gözden Kaçırmayın

İSTİHDAM TOPLANTISI YAPILDIİSTİHDAM TOPLANTISI YAPILDI

Karanlık Günlerden Şanlı Direnişe Giden Yol

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Anadolu'nun birçok yerinde olduğu gibi Yalova'da da zorlu bir sürecin başlangıcı oldu. 1920 yılında başlayan Yunan işgali ve işgal kuvvetleriyle birlikte hareket eden grupların yarattığı tahribat, bölge halkına tarifsiz acılar yaşattı. Masum sivillerin hayattan koparıldığı, köylerin küle döndüğü, malların yağmalanarak binlerce insanın doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda bırakıldığı bu karanlık süreç, Yalova halkının hafızasında asla silinmeyecek izler bıraktı. Ancak yaşanan bu mezalim, milletin bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin haklılığını bir kez daha ortaya koyarak eşsiz bir direnişin fitilini ateşledi.

Samanlı Dağları'ndan Yükselen Kuvâ-yı Milliye Ruhu

Bağımsızlığına gölge düşürmek istemeyen Yalova halkı, işgal kuvvetlerine boyun eğmeyerek Kuvâ-yı Milliye saflarında sımsıkı kenetlendi. Yörenin cesur evlatları tarafından kurulan millî müfrezeler ve Yalova Müstakil Bölüğü, sadece ilin sınırları içerisinde değil, Batı Anadolu'nun tamamının düşman işgalinden temizlenmesinde de hayati görevler üstlendi. Samanlı Dağları'ndan Dumantepe'ye kadar uzanan geniş coğrafyada yürütülen bu kutlu mücadelede sayısız kahraman, vatan toprağı uğruna canını siper etti. Milletin sarsılmaz bağımsızlık iradesi, askeri ve lojistik her türlü imkânsızlığın üzerinde yükselerek düşmana geçit vermedi.

19 Temmuz 1921: Hürriyet Sancağının Yeniden Dalgalandığı Gün

Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen topyekûn askerî ve sivil mücadele, 19 Temmuz 1921 tarihinde Yalova'da kesin bir zaferle neticelendi. Bu onurlu tarih, yalnızca Yalova'nın düşman boyunduruğundan kurtulduğu bir gün değil, aynı zamanda millî iradenin zafere ulaştığı stratejik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Şehrin hürriyetine kavuşmasının ardından Yalova, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün özel bir ilgi gösterdiği ve sık sık ziyaret ettiği en önemli merkezlerden birine dönüştü. Büyük Önder'in, "Yalova Benim Kentimdir" sözü, bu şirin şehre duyduğu özel sevginin tarihe kazınmış en anlamlı ve kalıcı ifadesi oldu.

Vali Usta'dan Türkiye Yüzyılı ve Birlik Vurgusu

Devletin bölgedeki en üst düzey temsilcisi olan Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, yayımladığı 105. yıl dönümü mesajında ecdadın büyük fedakârlıklarla emanet ettiği bu vatanı aynı inanç ve kararlılıkla korumanın önemine dikkat çekti. Birlik ve beraberliği daima muhafaza etmenin bugünün en temel sorumluluğu olduğunu vurgulayan Vali Usta, tarihten alınan güçle Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yüründüğünü belirtti. Vali Usta, anlamlı mesajını başta Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını, canlarını feda eden aziz şehitleri rahmetle; kahraman gazileri ise saygı ve hürmetle yâd ederek tamamladı.


Pınar Kızıltaş

Yazı İşleri Müdürü