Gözden Kaçırmayın
16 YILLIK BEBEK CİNAYETİ AYDINLATILDI!CHP'de Parti İçi Muhalefet Yargı Yolunu Seçti
Cumhuriyet Halk Partisi, Türk siyasi tarihine geçecek nitelikte, parti içi demokratik meşruiyet tartışmalarının merkezinde yer alan hukuki bir hamleye sahne oluyor. CHP Grup Başkanı Özgür Özel liderliğindeki değişim hareketi, tüzük gereği topladıkları imzaların genel merkez tarafından karşılık bulmaması üzerine resmi olarak mahkeme sürecini başlattı. Parti içi muhalefet ekibi, kurultay delegelerinin iradesinin yok sayıldığını öne sürerek, ana muhalefet partisini olağanüstü kurultaya götürecek bağımsız bir "Çağrı Heyeti" atanması talebiyle Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava dilekçesini sundu.
833 Delegeden Genel Merkeze Noter Onaylı İrade Beyanı
Yaşanan bu olağanüstü sürecin arka planında, haftalar öncesinden başlayan koordineli bir imza toplama faaliyeti bulunuyor. Değişim kanadından yapılan resmi yazılı açıklamaya göre, CHP'nin en yüksek karar organı olan kurultayın acilen toplanması ve parti içi demokrasinin yeniden tesis edilmesi amacıyla tam 833 kurultay delegesi ortak bir irade gösterdi. Kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasına tekabül eden bu çoğunluğun noter onaylı ıslak imzaları, parti tüzüğünün öngördüğü 15 günlük yasal süre içerisinde bir araya getirildi. Toplanan bu resmi talepler, 17 Haziran 2026 tarihinde kurumsal hatlar üzerinden doğrudan CHP Genel Başkanlığı’na teslim edildi.
Türk Medeni Kanunu'nun 75. Maddesi Devreye Girdi
Yargıya taşınan krizin temel hukuki dayanağını ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin imzaların tesliminden sonraki sessizliği oluşturuyor. Dilekçede, 17 Haziran 2026 tarihinden bu yana yasal sürelerin aşılmasına rağmen genel merkezin olağanüstü kurultay çağrısı yapmadığı, delegelerin açık ve bağlayıcı iradesinin sonuçsuz bırakıldığı vurgulandı.
Bu tıkanıklığı aşmak isteyen Özgür Özel ve ekibi, Türk Medeni Kanunu’nun dernekler ve siyasi partiler için amir hüküm niteliğindeki 75. maddesini hukuki dayanak olarak mahkemeye sundu. Söz konusu kanun maddesi, mevcut yönetim organının genel kurulu toplantıya çağırmaması durumunda, üyelerin başvurusu üzerine sulh hukuk hakiminin üç üyeyi genel kurulu toplamakla görevlendireceğini açıkça düzenliyor. Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açılan bu tarihi davada, isimleri daha sonra mahkeme heyetine sunulacak olan üç kurultay delegesinin, CHP'yi olağanüstü kurultaya götürmek üzere resmi "Çağrı Heyeti" olarak atanması talep edildi. Gözler şimdi yargının vereceği karara ve ana muhalefet partisinin geleceğini şekillendirecek olan hukuki sürecin takvimine çevrildi.
Mehmet Tunç Tanrıverdi
İnternet Editörü







Yorumlar
Yorum Yap