Gözden Kaçırmayın
Yalova Kamu-Sen’de Tarihi Görev DeğişimiTarih boyunca verimli toprakları ve eşsiz doğasıyla dikkat çeken Yalova, sadece kaplıcalarıyla değil, ürettiği besinlerin kalitesiyle de bir zamanlar Anadolu'nun en önemli sağlık merkezlerinden biriydi. Özellikle Cumhuriyet döneminden başlayarak Yalova Baltacı ve Millet Çiftliklerinde üretilen sütler, sıradan bir gıda maddesi olmanın çok ötesindeydi.
Eczanelerde Reçete Gibi Aranan Süt
O dönemde Yalova'nın temiz doğasında beslenen hayvanlardan elde edilen sütler, içerdiği yüksek besin değeri ve doğallığıyla tıp dünyasının da dikkatini çekmişti. Özel olarak korunan ve İstanbul'a ulaştırılan bu sütler, bakkallardan ziyade İstanbul'daki eczanelerde hastalara şifa ilacı, çocuklara ise sağlık kaynağı olarak reçete ediliyor ve dağıtılıyordu. Yalova sütü, İstanbullular için adeta bir ‘sağlık iksiri’ konumundaydı.
Cumhuriyet'in Vizyonu ile Büyüyen Şifa Dağıtımı
Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte, yerli üretimi ve halk sağlığını her şeyin üstünde tutan yeni devlet anlayışı, Yalova'nın bu potansiyelini cevapsız bırakmadı. Baltacı ve Millet çiftliklerindeki bu özel üretim geleneği, daha sistemli ve modern bir yapıya kavuşturularak Devlet Üretme Çiftliği'ne dönüştürüldü.
Modern tarım ve hayvancılık tekniklerinin uygulandığı çiftlikte üretilen yüksek standartlı sütler, artık sadece İstanbul eczaneleriyle sınırlı kalmadı. Yalova halkının yanı sıra Türkiye'nin diğer büyük illerine de gönderilerek, Cumhuriyet'in sağlıklı nesiller yetiştirme hedefine büyük bir katkı sağladı.
Unutulmayan Miras
Bugün Yalova'nın tarımsal kimliğini anlamak için, bir zamanlar bu topraklardan çıkan sütün ülkenin en büyük metropolünde nasıl bir saygı gördüğüne bakmak yeterli. Eczane raflarından büyük şehirlere uzanan Yalova sütünün bu şifa yolculuğu, kentin sahip olduğu potansiyelin ve üretici geçmişinin en güzel kanıtlarından biri olarak tarihteki yerini koruyor.
Bülent Güler





Yorumlar
Yorum Yap