Gözden Kaçırmayın

Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn Hava Saldırılarını Püskürttüklerini AçıkladıÜrdün, Kuveyt ve Bahreyn Hava Saldırılarını Püskürttüklerini Açıkladı

Harem-i İbrahim Camii Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun cami avlusundaki çatı onarım çalışmalarını gerekçe göstererek müezzinin ezan okumasına izin vermediğini belirtti. Cami içerisine İsrail'e ait iş makineleri ve çalışma ekiplerinin sokulduğunu aktaran Ebu Suneyne, "İşgalci İsrail, Mescid-i İbrahim'in çatısına demir sütunlar ve çubuklar getirdi, bunları monte etmek için çalışıyor. Harem-i İbrahim Camii tamamen İslami bir camidir. İsrail, bu saldırı ve ihlaller yoluyla camiyi Yahudileştirmeye, kendi kontrolünü dayatmaya ve haremin tarihi kimliği ile mevcut gerçekliğini değiştirmeye çalışıyor. Durum şu ki; İsrail, Harem-i İbrahim Camii'ni bir sinagoga dönüştürmeye çalışıyor" şeklinde konuştu.

Krizin arka planında, İsrail makamlarının El Halil Belediyesinin cami üzerindeki idari yetkilerini elinden alma kararı bulunuyor. Son atılan adımla birlikte, Filistinli yerel yönetimin yetkileri, bölgedeki yasa dışı Kiryat Arba yerleşim birimine bağlı sözde "Dini Meclis"e devredildi. Filistinli yetkililer ve sivil toplum kuruluşları, bu adımı sert bir dille reddettiklerini açıklayarak, durumu Mescid-i İbrahim'in tarihi ve hukuki statüsüne yönelik açık bir saldırı olarak nitelendirildi.

Harem-i İbrahim Camii, 1994 yılında bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Müslüman'ın hayatını kaybettiği katliamın ardından İsrail tarafından fiilen bölünmüştü. O tarihten bu yana caminin %63'ü Yahudilere, %37'si ise Müslümanlara ait olacak şekilde kullanılıyordu.

1997 yılında imzalanan El Halil Protokolü uyarınca, caminin teknik ve hizmet yönetimi El Halil Belediyesi ile Filistin Vakıflar Bakanlığına bırakılmıştı. Ancak süreç, 2026 yılı itibarıyla tamamen değişti. İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare Yüksek Planlama Konseyi, belediyenin cami avlusunun kapatılması yönündeki talepleri reddetmesi üzerine, "inşaat ruhsatı sürecini kolaylaştırma" gerekçesiyle planlama yetkilerini belediyeden aldı. İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 1997 tarihli El Halil Anlaşması'nı tamamen feshettiklerini duyurdu. Smotrich, bu adımı bir "tarihi düzeltme" olarak savunarak, "Yahudi topluluğuna ve kutsal mekanlara ilişkin yetkilerin Filistinli belediyede olmasının saçmalık olduğunu ve buna son verdiklerini" ilan etti.

1997 Anlaşması kenti H1 (Filistin kontrolü) ve H2 (İsrail askeri kontrolü) olarak ikiye ayırmıştı. Harem-i İbrahim Camii'nin de içinde bulunduğu eski şehir (H2) bölgesinde, bugün yaklaşık 1500 İsrail askeri tarafından korunan 400 kadar yerleşimciye karşılık, 30 binden fazla Filistinli yoğun kısıtlamalar altında yaşam mücadelesi veriyor.


Feride Likos

İnternet Editörü