Gözden Kaçırmayın
Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin Giderİnsanlığın varoluşundan bu yana en çok merak edilen, üzerine filmler çekilen ve kitaplar yazılan "dünyanın sonu" teması, sokaktaki vatandaşın da iç dünyasını yansıtan önemli bir ayna işlevi görüyor. Günlük hayatın koşuşturmacası, ekonomik zorluklar, manevi arayışlar ve sevdiklerimize ayırdığımız zaman, böylesi farazi bir soru karşısında aniden netleşiyor. Yalova Konuşuyor ekibi olarak, Yalova sokaklarında vatandaşlara mikrofon uzattık ve o çarpıcı soruyu yönelttik. Aldığımız yanıtlar, toplumun farklı kesimlerinin hayata, inanca ve sisteme bakış açısını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Kimi vatandaşlar son günlerini ibadetle geçireceğini belirtirken, kimileri sistemin çarkları arasında çalışmaya devam edeceğini, kimileri ise sadece anın tadını çıkaracağını ifade etti.
Kapitalizmin Gölgesinde Son Gün
Sokak röportajımızda en dikkat çekici ve düşündürücü yanıtlardan biri, günümüz ekonomik sisteminin insan hayatındaki yerini özetler nitelikteydi. Dünyanın sonunun geldiği bir senaryoda bile günlük rutininden ve zorunluluklarından kopamayacağını belirten bir vatandaş, sistemin birey üzerindeki etkisini çarpıcı sözlerle dile getirdi. Görüştüğümüz bu vatandaş, "Ya işe giderdim, kapitalist bir dünyada yaşıyoruz. Yapmamız gereken de bu, işe gider çalışırdım" ifadelerini kullandı. Bu yanıt, modern çağda insanın çalışma hayatı ve hayatta kalma mücadelesi ile nasıl bütünleştiğini, kıyamet senaryosunda dahi bu döngünün dışına çıkmayı hayal etmenin ne kadar zorlaştığını gösteren sosyolojik bir tespit olarak kayıtlara geçti.
Sevgi ve İçte Kalan Ukdeler
Hayatın son bulacağı düşüncesi, birçok insan için sevdiklerine daha sıkı sarılma ve ertelenmiş hayalleri gerçekleştirme arzusu uyandırıyor. Mikrofon uzattığımız Yalovalıların bir bölümü, son anlarını en değer verdikleri kişilerle geçireceklerini vurguladı. Bir vatandaş, aşka ve bağlılığa verdiği önemi, "Yarın kıyametin kopacağını bilseydim, ben yine sevdiğimin elini bırakmazdım. Her gittiğim yere onunla gittiğim gibi, oraya da onunla giderdim" sözleriyle aktardı. Öte yandan, hayatın koşturmacası içinde kendine vakit ayıramamaktan dert yanan bir başka vatandaş ise, "Yapamadığım şeyleri yapardım, heveslendiğim, yapmak istediğim şeyleri yapardım" diyerek, ertelenen yaşamların ve içte kalan ukdelerin son günde nasıl gün yüzüne çıktığını ifade etti.
Maneviyat, İbadet ve Tövbe
Yalova sokaklarında karşılaştığımız en yaygın eğilimlerden biri de manevi değerlere yönelmek oldu. Kıyamet inancının dini boyutunu ön planda tutan vatandaşlar, son saatlerini yaratıcıyla bağlarını güçlendirerek geçirmeyi tercih edeceklerini belirttiler. Kendisini esprili bir dille ifade eden bir Yalovalı, samimi üslubuyla, "Herhalde tövbe ederdim. Gerçi ben mübarek bir kadınım ama olsun, yine de tövbe ederdim" şeklinde konuştu. Bir diğer vatandaş ise bu konudaki dini hassasiyetini daha geniş bir çerçeveden değerlendirerek, "Bol bol namaz kılardım, dua ederdim herhalde. Bol bol tövbe ederdim. Sadece kıyamet kopsa yarın diye tövbe değil, aklımıza her geldiği dakika tövbe istiğfar etmeliyiz. Ben de onun için, kendim için ve sevdiklerim için Allah'tan af diler, tövbe etmeyi düşünürdüm" diyerek, inancın günlük hayattaki sürekli yerine dikkat çekti.
Anın Tadını Çıkarmak İsteyenler
Herkesin kıyamet senaryosu endişe veya telaş içermiyor. Bazı vatandaşlar için dünyanın sonu, hayattan alınabilecek son keyiflerin doyasıya yaşanacağı bir anlama geliyor. Gündelik zevklerinden ödün vermeyeceğini belirten bir vatandaş, oldukça rahat ve keyifli bir yaklaşım sergileyerek, "Bugün ne yapardım? Benim düşüncem; balıkları tutarsam akşam bir rakı açar, keyfime bakardım" ifadelerini kullandı. Bu samimi yanıt, stresten uzaklaşarak son anları huzur ve kişisel zevklerle geçirme isteğinin bir yansıması olarak dikkat çekti.
Yalova sokaklarında gerçekleştirdiğimiz bu renkli ve bir o kadar da derinlikli röportaj, insan doğasının çeşitliliğini bir kez daha ortaya koydu. Yanıtların genelinde, ölüm veya dünyanın sonu gibi mutlak bir gerçeklik karşısında bile insanların mevcut yaşam tarzlarından, inançlarından, ekonomik zorunluluklarından ve kişisel zevklerinden kolay kolay kopamadıkları görüldü. Kimi kapitalizmin çarklarında işine gitmeyi, kimi sevdiğinin elini tutmayı, kimi seccadesinde af dilemeyi, kimi ise rakı balık masasında son demlerini yaşamayı seçti. Yalova Konuşuyor mikrofonlarına yansıyan bu tablo, aslında hepimizin 'bugün' nasıl yaşadığının ve hayattaki önceliklerimizin kısa bir özeti niteliğindeydi.







Yorumlar
Yorum Yap