Gözden Kaçırmayın
Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderGünlük hayatın koşturmacası, ekonomik zorluklar ve toplumsal beklentiler arasında insanların kendilerine dönüp bakmaya, kendi değerlerini takdir etmeye pek fırsatı olmuyor. Oysa psikoloji uzmanları, kişinin kendisine yönelik olumlu bir dil kullanmasının ruh sağlığı ve özgüven açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Yalova Konuşuyor ekibi olarak, şehrin sokaklarına indik ve vatandaşlara oldukça kişisel, bir o kadar da düşündürücü bir soru yönelttik. Mikrofon uzattığımız Yalovalılara kendilerine iltifat etmeleri istenseydi ne söyleyeceklerini sorduk. Aldığımız yanıtlar, toplumun farklı kesimlerinin kendilerini nasıl algıladığına, hangi değerleri ön planda tuttuğuna ve yaşam mücadelelerinde neleri birer başarı madalyası gibi göğüslerinde taşıdıklarına dair samimi bir tablo ortaya koydu.
Güzellik ve Güçlü Karakter
Görüştüğümüz vatandaşların bir bölümü, özgüvenlerini fiziksel ve karakteristik özellikleriyle harmanlayarak dile getirdi. Kendi iç enerjisini ve yaşama sevincini ön planda tutan bir vatandaş, "Çok güzelim, kendimi çok iyi hissediyorum derdim." diyerek pozitif bir başlangıç yaptı. Kendisini 'Necla Sultan' olarak tanımlayan bir başka Yalovalı ise, güçlü ve çok yönlü karakterine dikkat çekerek şunları söyledi: "Çok şey bir kadın, dominant bir kadın. Söylediği laflar çekilir, şakası çekilir. Dört dörtlük bir hanımefendi; merhametli, sıcakkanlı, güler yüzlü, neşeli, deli dolu ve çok hamaratım derdim." Bu sözler, geleneksel kadın rollerindeki beceriklilik ile modern, özgüvenli ve baskın bir karakterin nasıl bir arada bulunabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayıtlara geçti.
Düşüp Kalkmayı Bilmek
Sokak röportajımızda en çok dikkat çeken temalardan biri de hayatın zorlukları karşısında gösterilen direnç ve içsel motivasyon oldu. Birçok kişi için en büyük iltifat, pes etmemek ve yeniden ayağa kalkabilmekti. Kendisine dış seslerin ötesinde bir değer biçen bir vatandaş, "İnsanların ne dediğini bırak sen. Aslında içinde çok iyi bir insansın. Ne kadar çok çalışırsan, çabalarsan elbet bir gün güzel bir yerlere geleceksin derdim." ifadeleriyle umudunu ve çalışma azmini vurguladı. Bir başka vatandaşın, "Kendime iltifat etsem, 'Çok güçlüsün, düştüğün zaman kalkmayı biliyorsun, aferin sana' derdim." şeklindeki sözleri ise, yaşanan zorlukların ardından kazanılan tecrübenin ve ayakta kalma becerisinin en büyük öz değer kaynağı olduğunu gözler önüne serdi.
70 Yıllık Ahlak ve Yalova'ya Emek
Mikrofon uzattığımız daha ileri yaşlardaki vatandaşlar ise iltifatı, bir ömür boyu korudukları ahlaki değerler ve topluma sundukları katkılar üzerinden tanımladı. Yalova'nın ticari ve sosyal hayatına uzun yıllar emek vermiş bir vatandaş, "50 sene Yalova'da esnaflık yaptım ve çok iyi işlettim." diyerek mesleki gururunu paylaştı. Aynı vatandaş, geçmişten günümüze taşıdığı değerleri şu sözlerle özetledi: "Bizim doğduğumuz evlerde, yani 70 yıl önceki evlerde biz namusun, şerefin, ahlakın ve güzel huyun çok iyi bir şey olduğunu öğrendik. Onu bu 70'li yaşlara kadar getirdik. Bunun dışında o doğrultudan hiç sapmadım. Ben sosyal yanımı söylerdim." Bu ifadeler, dürüstlüğün ve ahlakın, kişinin kendisine edebileceği en büyük iltifat olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Mütevazılık ve Eylemlerle Konuşmak
Tüm bu özgüvenli ve net ifadelerin yanında, kendini övmeyi tercih etmeyen, mütevazılığı bir erdem olarak benimseyen vatandaşlarımız da vardı. Kendini anlatmaktan ziyade, eylemleriyle ve karakteriyle tanınmayı seçen bir Yalovalı, "İnsanların kendisini anlatmasından pek hoşlanmam, ben de kendimi anlatmayı pek sevmem. Ben kendimi anlatmaktansa, insanlar beni tanıyarak öğrenmeli." diyerek, gerçek değerin sözlerde değil, yaşantıda ve insan ilişkilerinde gizli olduğuna işaret etti.
Yalova sokaklarında gerçekleştirdiğimiz bu içsel yolculuk, vatandaşların kendilerine dair farkındalıklarının oldukça yüksek olduğunu gösterdi. Yanıtların genelinde, fiziksel özelliklerden ziyade; merhamet, dürüstlük, çalışkanlık, zorluklar karşısında yılmamak ve iyi bir insan olmak gibi derin ahlaki ve karakteristik özelliklerin ön plana çıktığı görüldü. Sokak röportajı, Yalovalıların kendi iç dünyalarında verdikleri mücadeleleri takdir etmeyi bildiklerini ve en büyük iltifatı yine kendi vicdanlarından aldıklarını net bir şekilde ortaya koydu.







Yorumlar
Yorum Yap