Gözden Kaçırmayın
Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderYalova sokaklarında vatandaşın nabzını tutmaya devam ediyoruz. Ekonomik dalgalanmaların, artan yaşam maliyetlerinin ve demografik değişimlerin gölgesinde günlük yaşamını sürdüren Yalovalılar, Türkiye'nin genel gündemine dair oldukça çarpıcı değerlendirmelerde bulunuyor. "Haftanın Konuşanları" konseptiyle mikrofon uzattığımız vatandaşlara; siyasetçilerin performansından sığınmacı politikalarına, toplumsal yozlaşmadan olası bir savaş durumundaki tutumlarına kadar geniş bir yelpazede sorular yönelttik. Verilen yanıtlar, sokağın ekonomik eşitsizliklere karşı biriktirdiği tepkiyi gözler önüne sererken, aynı zamanda sarsılmaz bir Cumhuriyet ve vatan sevgisini de tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Vekil Maaşlarına Emekli Kıyası
Sokak röportajında vatandaşların en çok tepki gösterdiği konuların başında milletvekili maaşları ve siyasetçilerin halkın ekonomik gerçekliğinden kopuk olması geldi. Görüştüğümüz bir emekli vatandaş, milletvekillerinin aldıkları maaşı hak edip etmediği yönündeki soruya oldukça net bir yanıt vererek, "Bence hak etmiyorlar. Şöyle düşünüyorum; milletvekilleri bir aylığına benim aldığım emekli maaşını alsınlar. Eğer o maaşla geçinebiliyorlarsa, o zaman hak ettiklerini düşüneceğim" ifadelerini kullandı. Bir başka vatandaş ise siyasetçilerin vatan sevgisinin ekonomik fedakarlıkla ölçülmesi gerektiğini savunarak, "Kesinlikle hak etmiyorlar. Asgari ücret kadar maaş alsınlar da ülkelerini ne kadar sevdiklerini o zaman görelim" diyerek Ankara'daki siyaset kurumuna yönelik derin güvensizliğini dile getirdi.
Mülteci Politikalarına Ekonomi Sitemi
Yalova sokaklarında öne çıkan bir diğer önemli gündem maddesi ise devletin sığınmacı ve mültecilere yönelik yürüttüğü politikalar oldu. Vatandaşlar, sağlık ve ekonomi alanında kendi ülkelerinde dezavantajlı duruma düştüklerini iddia etti. Sağlık sistemindeki işleyişi eleştiren bir Yalovalı, "Devletin yaptıkları çok ayıp. Ben sigortalı olmadan gidip devlet hastanesinde muayene olamazken, onlar olabiliyor. Bu çok saçma bir durum. Onların bizden daha çok ayrıcalıkları var; ben onlardan daha çok mülteci gibiyim" sözleriyle sitemini aktardı. Ekonomik yükün vatandaşın omuzlarına bindiğini savunan bir diğer bölge sakini ise, "Kendi cebimizdeki para, ülkemize gelen mültecilerin cebine akıyor resmen. Devlet kendi vatandaşını mülteci konumuna düşürüyor. Şu an Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak asıl mülteci konumunda olan bizleriz" diyerek göçmen politikalarının yarattığı toplumsal rahatsızlığın altını çizdi.
Toplumsal Nezaket ve Hayvan Hakları
Mikrofon uzattığımız Yalovalılara, toplumda en çok eleştirdikleri ve rahatsız oldukları davranışlar da soruldu. Gündelik kent yaşamındaki nezaketsizliklerden şikayetçi olan bir vatandaş, "İnsanların ulu orta yüksek sesle konuşması ve yerlere pis pis tükürmesi en çok eleştirdiğim davranışlar" diyerek toplumsal saygı kurallarının aşınmasına dikkat çekti. Bir başka vatandaş ise son dönemde ülke gündemini de sıkça meşgul eden bir konuya parmak basarak, toplumda en tahammül edemediği şeyin "sokak hayvanlarına yönelik uygulanan şiddet" olduğunu vurguladı.
"Gidecek Başka Ülkemiz Yok"
Ekonomik ve sosyal politikalara yönelik tüm bu sert eleştirilere rağmen, konu vatan savunması olduğunda Yalova sokaklarında tereddütsüz bir ortak duruş sergilendi. "Savaş çıksa ülkeniz için savaşır mısınız?" sorusuna yanıt veren bir vatandaş, "Vatanım için, Cumhuriyet için, kadınlar için, çocuklar için, her şey için savaşırım. Ülke hiç terk edilir mi?" diyerek kararlılığını ifade etti. Aynı soruya yanıt veren bir başka Yalovalı ise tarihi bir perspektif sunarak, "Kesinlikle savaşırım. Niye savaşmayayım ki? Yaşanacak ya da gidebileceğimiz başka bir ülkemiz yok ki bizim. Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda ölürüz. Biz başka milletlere benzemeyiz; ecdadımız bunun örneğini gösterdi, biz de gelecek nesillerimize bunu aktarmak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.
Yanıtların genelinde, Yalova halkının mevcut ekonomik koşullar ve sığınmacı politikaları nedeniyle devlete ve siyaset kurumuna karşı ciddi bir sitem içinde olduğu görüldü. Ancak sokak röportajı aynı zamanda, vatandaşların Cumhuriyet değerlerine ve vatan topraklarına olan bağlılıklarının, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen en ufak bir sarsıntıya uğramadığını net bir şekilde ortaya koydu.







Yorumlar
Yorum Yap