Gözden Kaçırmayın
Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderYalova'nın nabzını tutan Yalova Konuşuyor ekibi, kentin işlek caddelerinde vatandaşlara mikrofon uzatarak günlük yaşamın içinden, gülümseten ve düşündüren sorular sormaya devam ediyor. Gelenekselleşen "Haftanın Konuşanları" serimizin bu haftaki bölümünde, siyasetin ve ekonominin yoğun gündeminden bir an olsun uzaklaşan Yalovalılar; ikili ilişkiler, aile bağları, sabah rutinleri ve toplumsal özeleştiri gibi konularda içlerinden geldiği gibi konuştular. Sokak röportajımızda ortaya çıkan tablo, vatandaşlarımızın hem geleneksel değerlere olan bağlılığını hem de yeri geldiğinde kendi bildiğini okuyan bağımsız ruhunu gözler önüne serdi.
Anne Çorbası Açık Ara Önde
Hastalık anlarında en büyük sığınağımız olan çorba tercihi, sokakta net bir şekilde yanıt buldu. "Hasta olduğunuzda anne çorbası mı, eş çorbası mı?" sorusuna yanıt veren vatandaşların neredeyse tamamı, annelerinin mutfağına olan özlemlerini dile getirdi. Karadeniz kökenli olduğunu belirten bir vatandaşımız, çocukluk anılarına dönerek, "Anne çorbası çok iyiydi. Böyle lahana çorbası, biberli falan yapıyordu. Onu içince sabah hemen iyi oluyorduk" sözleriyle anne elinin şifasına vurgu yaptı. Bir başka Yalovalı ise eş çorbası yerine anne çorbasını tercih etmesinin nedenini tek bir kelimeyle, "Daha güvenilir" diyerek özetledi. Bu yanıtlar, anne yemeğinin toplumumuzdaki sarsılmaz yerini bir kez daha kanıtlamış oldu.
Aşk Uğruna Aile Karşısına Alınıyor
İş gönül ilişkilerine geldiğinde ise Yalova sokaklarında oldukça cesur yanıtlar yankılandı. "Ailenin onaylamadığı bir ilişkiye devam eder misin?" sorusuna muhatap olan vatandaşlar, aşkın ve kişisel tercihlerin aile onayından daha ağır bastığını ifade ettiler. Bir vatandaşımız bu soruya hiç düşünmeden "Ederim, niye etmiyorum?" şeklinde net bir karşılık verirken, bir diğeri ise kendi hayat tecrübesinden yola çıkarak, "Ne olursa olsun ederim. Çünkü çok seviyorsam zaten öyle de yaptım" diyerek kalbinin sesini dinlediğini itiraf etti. Görünen o ki, söz konusu derin bir sevgi olduğunda, Yalovalılar ailevi engelleri aşmakta pek de tereddüt etmiyor.
Her Konuda Uzman Bir Toplumuz
Röportajın en eğlenceli ve özeleştiri barındıran anları ise "Türkiye'de en çok hangi konuda uzmanız?" sorusuyla yaşandı. Türk insanının her konuda bir fikri olma durumu, vatandaşlar tarafından mizahi bir dille ele alındı. Bir Yalovalı bu durumu halk arasında bilinen bir kısaltma olan "HBB" ifadesiyle tanımlarken, bir başka vatandaşımız ise "Uzman olmadığımız hiçbir konu yok. Futbolda hemen milli takım maçlarını seyrederken teknik direktör oluruz biz" diyerek ekran başında yaşanan o klasikleşmiş anları özetledi. Bu samimi itiraflar, toplum olarak kendimizle dalga geçebilme yeteneğimizi ve pratik zekamızı da ortaya koydu.
Uykuya Doyulmuyor ve Estetik Hayaller Kuruluyor
Günlük hayata dair sorulan diğer sorularda ise vatandaşların doğal ve içten halleri kameramıza yansıdı. Sabah uyandıklarında ilk ne yaptıkları sorulan Yalovalıların büyük bir kısmı "tekrar uyumak" eyleminde birleşti. Bir vatandaş, "Sabah uyandığımda dürüst olacağım, ilk yaptığım şey bir daha uyumak" derken; bir başkası ise "Güneşime bakıyorum, doğmuş mu diye. Doğmamışsa tekrardan yatıyorum" diyerek sabah mahmurluğunu şiirsel bir dille anlattı. Hayatında neyi değiştirmek istediği sorulan bir katılımcının aniden "Burnumu" yanıtını vermesi ve ardından popüler bir şarkının "Kurumuş boğazım bekliyorlar" sözlerini mırıldanması röportaja renk kattı. Röportajın kapanışında kalbinden geçenler sorulan bir vatandaşın, "Hayırlısı neyse olsun. Ben böyle bir adamım" şeklindeki tevekkül dolu sözleri ise sokağın genel ruh halini özetler nitelikteydi.
Yanıtların genelinde, Yalova halkının günlük yaşamın stresine rağmen mizah duygusunu kaybetmediği, geleneklerine bağlı kalırken bireysel özgürlüklerine de sahip çıktığı görüldü. Sokak röportajımız, sıradan gibi görünen soruların ardında yatan derin ve eğlenceli insan hikayelerini bir kez daha gözler önüne serdi.







Yorumlar
Yorum Yap