Gözden Kaçırmayın
Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderGelişen teknoloji ve akıllı telefonların hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, sosyal medya platformları günlük rutinlerimizin merkezine yerleşti. Haberleşmeden eğlenceye, ticaretten bilgi edinmeye kadar pek çok ihtiyacın dijital mecralar üzerinden karşılandığı günümüzde, ekran karşısında geçirilen süreler de her geçen gün artış gösteriyor. Yalova sokaklarında vatandaşlara mikrofon uzatan ekibimiz, bu dijital dönüşümün günlük hayata yansımalarını mercek altına aldı. Görüştüğümüz Yalovalıların sosyal medya kullanım alışkanlıkları, teknolojinin hayatımızdaki yerinin kişiden kişiye ne kadar büyük farklılıklar gösterebildiğini gözler önüne seriyor. Kimi vatandaşlar gününün neredeyse üçte birini dijital dünyada geçirirken, kimileri ise yoğun iş temposu nedeniyle telefon ekranına bakmaya dahi fırsat bulamıyor.
"Çok Fazla Zamanımı Yiyor"
Mikrofon uzattığımız vatandaşların bir bölümü, sosyal medya platformlarında geçirdikleri sürenin kontrol edilemez boyutlara ulaştığını itiraf ediyor. Günlük ekran sürelerinin oldukça yüksek olduğunu belirten bir Yalovalı, durumu "Belli olmuyor genelde ama biraz fazla harcıyorum. Sabah kalkıyorum, akşama kadar, geceye kadar..." sözleriyle özetleyerek akıllı telefonların uyku saatleri dışındaki tüm zaman dilimlerine nasıl nüfuz ettiğini dile getirdi. Bir başka vatandaş ise sosyal medyanın adeta bir zaman tuzağına dönüştüğüne dikkat çekerek, "En az sekiz dokuz saat harcıyorum. Çok fazla zamanımı yiyor" ifadelerini kullandı. Bu çarpıcı yanıtlar, özellikle boş zamanı olan veya dijital içerik tüketimini bir alışkanlık haline getiren bireylerde sosyal medya kullanımının bağımlılık sınırlarına yaklaşabildiğini gösteriyor.
Esnafın Mesaisi Ekrana İzin Vermiyor
Öte yandan, Yalova'nın hareketli ticari hayatı içinde mücadele eden esnaf kesimi ve çalışma hayatının yoğunluğu içinde kaybolan vatandaşlar için durum tamamen farklı bir tablo çiziyor. Gündelik telaşın sosyal medyaya vakit bırakmadığını vurgulayan bir esnaf vatandaşımız, "Pek zaman harcamıyorum. Çünkü esnaf adamın pek sosyal medyaya zaman ayıracağı bir durumu yok, öyle söyleyeyim size" diyerek gerçek hayatın koşturmacasının sanal dünyaya galip geldiğini belirtti. Benzer şekilde, teknolojiyle arasına bilinçli bir mesafe koyan veya sadece temel iletişim ihtiyaçları için telefon kullananlar da mevcut. Bir vatandaşımız, sosyal medya hesaplarının olmadığını ve sadece anlık mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp'ı kullandığını ifade ederken, diğer bazı katılımcılar da günlük kullanımlarının "Yaklaşık olarak yarım saat, bir saat; daha fazla almıyor" veya "İki saati buluyor" şeklinde sınırlı kaldığını dile getirdiler.
Çocukları Uzak Tutma Çabası
Sosyal medya kullanımında dikkat çeken bir diğer önemli husus ise ebeveynlerin çocuklarını dijital dünyanın olası risklerinden koruma refleksi oldu. Kendi kullanım sürelerinin iş yoğunluğuna göre değiştiğini belirten bir vatandaş, "Yoğunluğuma göre değişse de en az yarım saat, kırk beş dakika harcıyoruz. Tabii çocuklarımızı olabildiğince uzak tutmaya çalışıyoruz sosyal medyadan" diyerek ailelerin bu konudaki hassasiyetini gözler önüne serdi. Yetişkinler kendi ekran sürelerini bir şekilde yönetmeye çalışırken, yeni neslin dijital içerik bombardımanından korunması, Yalovalı ebeveynlerin de öncelikli gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, Yalova sokaklarında gerçekleştirdiğimiz bu röportajlar, toplumun teknolojiyle kurduğu ilişkinin son derece çok boyutlu olduğunu ortaya koydu. Sosyal medya, kimileri için sabahın ilk ışıklarından gece yarısına kadar süren vazgeçilmez bir alışkanlık, kimileri için sadece birkaç dakikalık bir mola, kimileri içinse çocuklardan uzak tutulması gereken bir risk alanı olarak görülüyor. Yanıtların genelinde, ekran karşısında geçirilen sürenin bireylerin mesleki statüleri, yaşları ve ailevi sorumlulukları etrafında şekillendiği net bir biçimde anlaşılıyor.







Yorumlar
Yorum Yap