Gözden Kaçırmayın
Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderTürkiye'nin kültürel hafızasında ve müzik tarihinde silinmez izler bırakan iki büyük efsane, Yalova sokaklarında tatlı bir rekabetin konusu oldu. Türk halk müziğinin eşsiz ozanı, 'Bozkırın Tezenesi' olarak bilinen Neşet Ertaş ile arabesk müziğin usta ismi, 'Orhan Baba' lakaplı Orhan Gencebay, vatandaşların müzik zevkinde karşı karşıya geldi. Yıllardır dillerden düşmeyen şarkıları, türküleri ve bağlamalarıyla milyonların kalbine dokunan bu iki dev çınar, sadece birer sanatçı olmanın ötesinde, Anadolu insanının hüznünü, sevincini ve isyanını yansıtan birer ayna olarak görülüyor. Yalova sokaklarında mikrofon uzattığımız vatandaşlar, bu iki efsane arasında seçim yaparken oldukça zorlandı. Kimi vatandaşlar tercihini türkülerin samimiyetinden yana kullanırken, kimileri de arabeskin isyankar ve derin duygularına tutunduğunu ifade etti.
İki Ayrı Tür, İki Büyük Değer
Görüştüğümüz vatandaşların birçoğu, her iki ismin de Türk halkına mal olmuş çok değerli sanatçılar olduğunun altını çizdi. İki efsaneyi karşılaştırmanın zorluğuna değinen bir vatandaş, sanatçıların icra ettikleri müzik türlerinin farklılığına dikkat çekerek, "Her ikisi de halka mal olmuş sanatçılar ama Neşet Ertaş'ın söylediği tür ayrıdır, Orhan Gencebay'ın söylediği tür ayrıdır. Orhan Gencebay arabesk ağırlıklı söyler, Neşet Ertaş ise halkın içinden gelen, sadece özüyle sözüyle içinden ne geçiyorsa onu söyler" ifadelerini kullandı. Bu yorum, sokaktaki genel kanının da bir özeti niteliğindeydi; zira Yalovalılar, her iki sanatçının da kendi kulvarlarında zirveyi temsil ettiğini ve kıyaslanmalarının ancak kişisel duygu durumuyla açıklanabileceğini belirtti.
Sözleri Altın Gibi Bir Usta
Röportajlar sırasında Neşet Ertaş isminin geçtiği anlarda vatandaşların yüzünde beliren saygı ve hüzün dikkat çekiciydi. Büyük halk ozanının köklü geçmişine ve eserlerindeki derinliğe vurgu yapan bir Yalovalı, "Neşet Ertaş çok eski tarihli bir adamdır, onun sözleri altın gibidir. Neşet Ertaş gibi adam var mı? Hem güzel sesi var, hem bilinçli, hem oturaklı, hem de işi bilen bir adamdır" diyerek usta sanatçıya olan hayranlığını dile getirdi. Ertaş'ın sadece bir müzisyen değil, aynı zamanda bir hayat felsefesi sunduğunu belirten vatandaşlar, onun türkülerinde kendi hayatlarından, acılarından ve sevinçlerinden parçalar bulduklarını ifade ettiler. "Allah rahmet eylesin" dualarıyla anılan usta isim, samimiyetiyle sokakların nabzını tutmaya devam ediyor.
Yürekten Gelen İsyanın Sesi
Öte yandan, Orhan Gencebay'ın Türk müziğine kattığı zenginlik ve arabesk kültüründeki yeri de unutulmadı. Gencebay'ın eserlerindeki derin duygusallığa bağ kurduğunu belirten bir vatandaş, "Benim gibi yürekten söylüyor. Onun için seviyorum o müziklerini" diyerek sanatçının şarkılarındaki hissiyata vurgu yaptı. Bir başka vatandaş ise Orhan Gencebay'ın efsanevi şarkılarına atıfta bulunarak, "Batsın bu dünya, kaderin böylesine yazıklar olsun" sözleriyle sanatçının toplumsal bir isyanın ve bireysel dertlerin sesi olduğunu hatırlattı. Gencebay'ın Türk müziği için çok büyük emekler vermiş bir sanatçı olduğu, röportajlara katılan hemen herkes tarafından ortak bir saygıyla dile getirildi.
Gönüllerdeki Tahtın Sahibi
Her ne kadar iki sanatçı da büyük bir sevgi ve saygıyla anılsa da, mikrofon uzattığımız vatandaşların nihai tercihlerinde ibrenin ağırlıklı olarak Neşet Ertaş'tan yana kaydığı görüldü. Tercihini net bir şekilde ifade eden bir vatandaş, "Tabii ki Neşet Ertaş. Çünkü Neşet Ertaş bir babadır bizim için, çok büyük, çok önemli ve çok değerli eserler bırakmıştır" dedi. Bir başka Yalovalı ise, "Gencebay da Türk müziği için çok büyük emekler vermiş bir sanatçıdır ama benim gönlümde yatan Neşet Ertaş'tır. Onun müzikleri, onun eserleri eşliğinde çok dertlendik, çok kederlendik" diyerek duygusal bağının gücünü aktardı. Röportajın sonlarına doğru peş peşe gelen "Bence de Neşet Baba", "Neşet Ertaş'ı tercih ediyorum" yanıtları, büyük ozanın Yalova sokaklarındaki tartışmasız yerini gözler önüne serdi.
Yanıtların genelinde, Yalova sokaklarında gerçekleştirilen bu müzikal tercihin sadece bir şarkı seçimi değil, aynı zamanda bir duygu ve yaşam tarzı seçimi olduğu ortaya çıktı. Orhan Gencebay'ın arabesk tınıları ve isyankar sözleri derin bir saygıyla karşılık bulurken, Neşet Ertaş'ın Anadolu'nun bağrından kopup gelen yalın, içten ve dertli türküleri vatandaşların gönlünde bir adım daha öne çıktı. Sokak röportajı, aradan yıllar geçse de bu iki büyük ustanın eserlerinin halkın günlük yaşamında, kederinde ve neşesinde yaşamaya devam ettiğini bir kez daha gösterdi.







Yorumlar
Yorum Yap