Gözden Kaçırmayın
YALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜToplumun en temel yapı taşı olan aile kurumunda, ebeveyn adaylarının veya halihazırda anne-baba olanların en çok karşılaştığı, kimi zaman tatlı bir tebessümle kimi zaman ise derin bir felsefi bakış açısıyla yanıtlanan o meşhur soru Yalova sokaklarında yankılandı. Yüzyıllardır farklı kültürlerde, farklı coğrafyalarda tartışılan, edebiyata ve sanata konu olan evlat tercihi, günümüzde de güncelliğini koruyan bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Yalova'nın hareketli sokaklarında mikrofon uzattığımız vatandaşlara, ebeveynlik duygusunun en masum ikilemlerinden birini yönelttik. Verilen yanıtlar; toplumun geleneksel kodlarını, duygusal bağlarını ve modern ebeveynlik anlayışını gözler önüne sererken, her bir tercihin ardında yatan kişisel hikayeler ve gerekçeler dikkat çekici bir tablo oluşturdu.
Evin neşesi ve prensesi
Görüştüğümüz vatandaşların önemli bir bölümü, tercihini kız çocuğundan yana kullandı. Kız çocuklarının aile içindeki konumunu duygusal bir dille ifade eden Yalovalılar, onların eve kattığı sıcaklığa ve neşeye vurgu yaptı. Bir vatandaşımız bu durumu, "Tabii ki kız çocuğu. Çünkü kız çocuğu evin neşesidir, gülüdür, çiçeğidir, prensesidir. Yani ne yaparsa yapsın insan ona kızamaz" sözleriyle dile getirdi. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak erkek çocuklarının daha hareketli ve yorucu olabileceğini esprili bir dille belirten aynı vatandaş, "Erkek çocuğu da kendimizden bildiğimiz için olmasa da olur" diyerek gülümsetti.
Kız çocuklarının daha sakin ve sevecen yapısına dikkat çeken bir başka bölge sakini ise, "Bence de kız çocuğu. Çünkü erkekler çok zıplıyor, kızlar daha tatlı oluyor, daha çok gülüyor ve bu da insana yetiyor" diyerek kız çocuklarının ebeveynlere verdiği huzuru anlattı. Halihazırda kız babası veya annesi olan vatandaşlar da bu durumdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bir vatandaş, "Tabii ki de kız çocuğu. Benim de bir kız evladım var, o yüzden her şeyin hayırlısı kardeşim. Kız erkek fark etmiyor ama kızım var, çok şükür" diyerek evladına duyduğu sevgiyi kelimelere döktü.
Soyun devamı ve geleneksel bakış
Sokak röportajımızda, tercihini erkek çocuğundan yana kullanan vatandaşlarımız da kendi gerekçelerini samimiyetle paylaştı. Bu noktada, toplumun daha geleneksel kodlarının ve "soyun devamı" inancının hala etkili olduğu görüldü. Gönlünden her ikisinin de geçtiğini belirten bir vatandaş, "Vallah gönül ister ikisi de olsun ama ben erkekten yanayım ya hocam" diyerek tercihini netleştirdi.
Bir başka Yalovalı ise, meseleye daha farklı ve iddialı bir pencereden bakarak, "Kız çocuğu da isterim, erkek çocuğu da isterim. Ancak piyasaya nam salması, soyumuzu ilerletmesi için erkek çocuk yeter benim için" ifadelerini kullandı. Bu yanıt, ataerkil aile yapısının ve ismin yaşatılması arzusunun, günümüz sokaklarında da varlığını sürdüren bir düşünce biçimi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Evlatlar arasında ayrım yapılmaz
Tercihini belirli bir cinsiyetten yana kullananların yanı sıra, mikrofon uzattığımız birçok kişi için bu sorunun tek bir doğru yanıtı vardı: "Sağlıklı ve hayırlı olması." Evlatlar arasında herhangi bir ayrım yapılmasının doğru olmadığını savunan vatandaşlar, ebeveynliğin koşulsuz sevgi gerektirdiğinin altını çizdi. Konuya manevi bir çerçeveden yaklaşan bir vatandaşımız, "İkisi de önemli benim için. Allah'ın verdiğini kabul etmemiz lazım. Kızla erkek arasında ayrım yapılmamalıdır" diyerek toplumsal bir mesaj verdi.
Aynı vatandaş sözlerine şu anlamlı ifadelerle devam etti: "Bir anne veya bir baba evlatları arasında kesinlikle ayrım yapmamalıdır. Kız da makbuldür, erkek de makbuldür. İkisi de bizim evladımızdır. Benim söyleyeceğim tek şey budur." Bu sözler, cinsiyetten bağımsız olarak evlat sevgisinin yüceliğini vurgularken, diğer pek çok görüşmeci de "Sağlıklısı neyse o olsun, fark etmez" diyerek bu sağduyulu yaklaşıma destek verdi.
Yanıtların genelinde, Yalova sokaklarında evlat sevgisinin her şeyin üstünde tutulduğu bir kez daha anlaşıldı. Sokak röportajı; kimilerinin kız çocuklarının şefkatine ve neşesine, kimilerinin erkek çocuklarının aileyi temsil etme gücüne meyil ettiğini gösterirken, nihai ortak noktanın "hayırlı ve sağlıklı bir evlat" yetiştirmek olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Ebeveynler ve ebeveyn adayları için kız ya da erkek fark etmeksizin, eve doğan her çocuğun kendi eşsiz sıcaklığını getirdiği bir kez daha kanıtlanmış oldu.







Yorumlar
Yorum Yap