Gözden Kaçırmayın

Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderYalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin Gider

Yalova sokakları bu kez siyasetin, ekonominin veya gündelik hayatın hararetli tartışmalarına değil, oldukça derin ve felsefi bir iç muhasebeye sahne oldu. Gündelik hayatın koşturmacası içinde genellikle dış dünyaya, çevremizdeki insanlara veya toplumsal olaylara odaklanırken, en çok ihmal ettiğimiz kişi çoğu zaman kendimiz oluyoruz. Türk kültüründe ve inanç dünyasında çok önemli bir yere sahip olan "helallik alma" kavramı, genellikle bir başkasıyla vedalaşırken veya bir anlaşmazlık çözülürken gündeme gelir. Ancak mikrofonlarımızı uzattığımız Yalovalılara bu kez alışılmışın dışında, doğrudan kendi iç dünyalarını hedef alan bir soru yönelttik. Vatandaşların kendileriyle yüzleştiği bu anlar, sokakta adeta ayaküstü bir terapi seansına dönüştü.

"İnsanın Kendine Yaptığını Kimse Yapmaz"

Görüştüğümüz vatandaşların bir bölümü, geçmişte aldıkları kararlar ve kendilerine karşı sergiledikleri acımasız tutumlar nedeniyle kendilerini affetmekte zorlandıklarını dile getirdi. Hayatın getirdiği zorluklar karşısında başkalarına gösterdikleri anlayışı kendilerinden esirgeyen bazı bireyler, mikrofonlarımıza oldukça samimi ve bir o kadar da sarsıcı itiraflarda bulundu. Bir vatandaşımız, içsel pişmanlığını, "Kendime hakkımı helal etmiyorum. Çünkü insanın kendine yaptığını bir başkası yapmaz, o yüzden etmiyorum" sözleriyle özetledi. Bu çarpıcı ifade, aslında pek çok insanın kendi potansiyeline veya mutluluğuna nasıl engel olduğunun da bir özeti niteliğindeydi. Benzer duyguları paylaşan bir başka Yalovalı ise, "Kendime hakkımı helal etmezdim, çünkü kendime çok kötülükler yaptım" diyerek, geçmişte kendine verdiği zararların vicdani yükünü hala taşıdığını gözler önüne serdi.

Vicdan Rahatlığı ve Öz Şefkat

Öte yandan, hayat yolculuğunda kendine daha şefkatli yaklaşmayı başaran ve iç huzuru yakalayan vatandaşların yanıtları da dikkat çekiciydi. Kendi doğrularıyla yaşamaya gayret eden ve niyetinin saflığına inanan kimi vatandaşlar, hiç düşünmeden kendilerine haklarını helal edeceklerini belirtti. Görüştüğümüz bir kişi, "Ederdim, benim temiz bir kalbim var" diyerek, insanın kendi niyetinden emin olmasının getirdiği o büyük rahatlığı ifade etti. Çoğunlukla yüzlerinde bir tebessümle yanıt veren bu gruptaki vatandaşlar, "Helal olsun", "Büyük ihtimalle ederdim" ve "Evet, herhalde ederdim" gibi ifadelerle, yaşamın getirdiği tüm hatalara rağmen insanın kendini sevmesinin ve affetmesinin önemini vurguladılar.

Manevi Değerler ve İç Huzur

Sokak röportajımızda, kendini affetme ve kendine hakkını helal etme konusunu inanç ve maneviyat ekseninde değerlendirenler de oldu. Kendi yaşam tarzını ve dini pratiklerini bir iç huzur kaynağı olarak gören bir vatandaşımız, bu durumu kendi kökleri ve inancıyla bağdaştırarak açıkladı. "Helal ederim tabii ki. Şeyh torunuyum ben sonuçta, namazında niyazında bir insanım, helal ederim" diyen vatandaş, manevi görevlerini yerine getirmenin verdiği gönül rahatlığıyla kendine karşı hiçbir kırgınlığı olmadığını dile getirdi. Bu yaklaşım, toplumsal değerlerin ve inanç sistemlerinin bireyin kendiyle kurduğu ilişkide ne denli belirleyici bir rol oynadığını da bir kez daha göstermiş oldu.

Yanıtların genelinde, Yalova sokaklarında yankılanan bu kısa ama derin sorunun, insanları bir anlığına da olsa durdurup kendi iç dünyalarına bakmaya sevk ettiği görüldü. Sokak röportajı, kimilerinin geçmişin keşkeleriyle ve kendine yaptığı haksızlıklarla mücadele ettiğini, kimilerinin ise temiz bir kalp ve inançla kendiyle barışık bir yaşam sürdüğünü ortaya koydu. Hayatın karmaşası içinde insanın en zor sınavının yine kendisiyle olduğu gerçeği, Yalovalıların samimi yanıtlarıyla bir kez daha hafızalara kazındı.