Gözden Kaçırmayın

Yalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin GiderYalova Sokaklarında 'Yeni Bir Yer' Arayışı: İnsan Geçmişi Geride Bırakmak ve İyi Yaşamak İçin Gider

Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan, öğrenci evlerinden lüks restoranların kahvaltı menülerine kadar geniş bir yelpazede kendine yer bulan menemen, beraberinde getirdiği o meşhur tartışmayla Yalova sokaklarında yeniden gündem oldu. Yıllardır gurmelerin, şeflerin ve halkın üzerinde uzlaşamadığı gastronomi ikilemi, vatandaşlara yöneltildiğinde ortaya hem lezzet sırları hem de geçmişe duyulan özlem döküldü.

Soğan Savunucuları ve Çakallı Vurgusu

Görüştüğümüz vatandaşların önemli bir bölümü, menemenin soğanlı olması gerektiği konusunda net bir duruş sergiledi. Özellikle menemeniyle meşhur olan bir yöreden geldiğini belirten bir vatandaş, "Ben Çakallılıyım. Herkes bilir ki Çakallı'nın menemeni meşhurdur. O yüzden menemen soğanlı olur, bence çok daha lezzetli oluyor" sözleriyle tercihini savundu. Kimi vatandaşlar soğansız menemenin düşünülemeyeceğini ifade ederek, "Soğansız menemen olur mu hiç, yenmez o" diyerek tepkisini dile getirirken, bir başka Yalovalı ise tarife farklı bir boyut kazandırarak menemeni yeşil soğanla yaptıklarını ve bu şekilde çok daha lezzetli sonuçlar aldıklarını belirtti.

Biber Tercihi ve İlginç Yanıtlar

Tartışmanın diğer tarafında yer alan veya konuya daha esnek yaklaşan vatandaşlar da kendi mutfak sırlarını paylaştı. Bir vatandaş, menemenin orijinalinin soğansız olduğunu bildiğini ancak kendisinin soğanlı yapmayı tercih ettiğini söylerken, soğanı sevmeyen bir başka kişi ise yemeğin kesinlikle soğansız olması gerektiğini savundu. Kendisini aşçı olarak tanıtan bir vatandaş ise profesyonel bir bakış açısı sunarak, "Bireysel olarak soğanlı severim ama biberli daha güzel olur. Bunu bir aşçının ağzından söylüyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan, bir vatandaşın soruya verdiği "Bu işleri kadınlar yapar, ben ne bileyim" şeklindeki esprili yanıt, sokak röportajının gülümseten anlarından biri olarak kayıtlara geçti.

"Gıdaları Bozdunuz, Tat Alamıyoruz"

Sokak röportajının en çarpıcı anları ise, menemen tartışmasını bir kenara bırakıp Türkiye'nin tarım ve gıda politikalarına yönelik sert eleştiriler getiren Cemal Ferzan isimli vatandaşın sözleriyle yaşandı. Menemenin aslında soğansız olması gerektiğini belirten Ferzan, asıl sorunun soğan değil, kullanılan malzemelerin kalitesi olduğunu vurguladı. "Hangi domatesle, hangi biberle, hangi yumurtayla yapıyorsunuz? Üçünü de bozdular" diyen vatandaş, köy yumurtasının sarısının açık renkli olması gerektiğini, hayvanlara yedirilen yemlerin bu durumu değiştirdiğini savundu. Yalova'daki domateslerin genetiğiyle oynandığını ve tamamen ticari hale geldiğini iddia eden Ferzan, kendi çözümünü Trakya'dan getirdiği yerli tohumlarla bahçesinde ince kabuklu ve gerçek lezzete sahip domatesler yetiştirerek bulduğunu anlattı.

Geçmişin Lezzetlerine Duyulan Özlem

Eleştirilerini makro düzeye taşıyan aynı vatandaş, tarım ihracatıyla ilgili yapılan resmi açıklamalara da atıfta bulundu. "Sayın Cumhurbaşkanı bugün açıklama yapıyor, 117 ülkeye ihracat yapıyoruz diye gururla anlatıyor. Kardeşim, bütün gıdaları bozdunuz, menemenden tat alamıyoruz; yumurta sahte, biber sahte, domates sahte" sözleriyle gıda güvenliği ve kalitesi konusundaki endişelerini dile getirdi. 1990'lı yıllarda Yalova'da kamu görevi yaptığını, o dönemde gece mesailerinden çıkıp menemen yediğini nostaljik bir dille anlatan Ferzan, "Nerede o eski lezzet?" diyerek sözlerini tamamladı.

Yalova sokaklarında gerçekleştirilen bu renkli röportaj, menemenin sadece bir yemek değil, aynı zamanda toplumun gıda kalitesine, tarım politikalarına ve geçmişin doğal lezzetlerine bakış açısını yansıtan kültürel bir ayna olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.