Gözden Kaçırmayın

YALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜYALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜ

Yalova'nın kent merkezinde uzun yıllar hizmet veren Yalova Belediyesi ana hizmet binasının yıkılmasının ardından, boşalan arazinin otopark olarak değerlendirilmesi kent gündemindeki yerini koruyor. Şehrin en işlek noktalarından birinde yer alan ve yıkımıyla birlikte nasıl bir projeye ev sahipliği yapacağı merak konusu olan alanın, geçici veya kalıcı olarak araç parkına açılması Yalovalıların farklı tepkilerine neden oldu. Bir yanda her geçen gün artan araç sayısı ve kronikleşen otopark krizine karşı atılmış pratik bir adım olarak görenler bulunurken, diğer yanda kentin nefes alacak yeşil alanlara ve deprem toplanma merkezlerine ihtiyacı olduğunu savunanlar yer alıyor.

Esnaf ve Trafik İçin "Bulunmaz Nimet"

Görüştüğümüz vatandaşların önemli bir bölümü, otopark kararını kentin acil ihtiyaçları doğrultusunda oldukça olumlu karşılıyor. Özellikle pazar esnafı ve dışarıdan gelen ziyaretçiler için büyük bir kolaylık sağlandığını belirten bir vatandaş, "Gayet güzel oldu. Pazar esnafıyla gelen bütün yabancıların en büyük sıkıntısı bankamatik sorunuydu, o da çok iyi olacak. Hem de Yalova Belediyesi'ne bir gelir sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Aynı vatandaş, alana birkaç adet elektrikli araç şarj istasyonu konulması tavsiyesinde bulunarak bu durumu "bulunmaz nimet" olarak nitelendirdi. Kentteki trafik sıkışıklığına ve park yeri bulma çilesine dikkat çeken diğer Yalovalılar da alanın temizlenmesiyle sokağın daha aydınlık ve ferah bir görünüme kavuştuğunu, boş durmasındansa belediyeye gelir getiren bir otopark olarak işletilmesinin son derece isabetli ve faydalı bir karar olduğunu dile getirdiler.

Zamanlama Eleştirisi ve Yeşil Alan Talebi

Otopark projesine karşı çıkan veya farklı alternatifler sunan vatandaşlar ise kentin sosyal ve afet odaklı ihtiyaçlarına vurgu yapıyor. Binanın yıkım kararını bütünüyle yanlış bulan bir bölge sakini, yapının onarılabileceğini belirterek otopark kararının Yalova için isabetsiz olduğunu savundu. Birinci derece deprem kuşağında yer alan Yalova'nın acı geçmişini hatırlatan bir başka vatandaş ise, "Depremlerde insanların kaçacak yeri bile kalmadı. Yalova'da doğmuş yaşamış biri olarak söylüyorum; burası bir yeşil alan, bir millet bahçesi olsaydı çok daha iyi olurdu" sözleriyle sitemini dile getirdi. Öte yandan, yıkımın zamanlamasına dikkat çeken bir vatandaş, "Seçime giden bir zamanda belediye binasının yıkılmasını vatandaş olarak kabul etmiyorum ve kınıyorum" derken, yine de alanın geçici olarak belediyeye gelir getirmesi mantığını makul bulduğunu sözlerine ekledi.

Yayalaştırma, Çevre ve Siyasi Eleştiriler

Sokak röportajında mikrofon uzatılan bir vatandaşın kentin genel planlamasına ve idari yapısına yönelik kapsamlı eleştirileri ise dikkat çekti. Yalova'nın trafikten arındırılması ve yayalaştırılması gerektiğini savunan vatandaş, "Milleti egzozla zehirliyorlar. Başka park yeri bulamadılar mı? Yalova'nın en güzel noktalarından birinin halka açılması, Millet Parkı olması lazım" dedi. Resmi kurumların şehir dışına taşınmasını desteklediğini ancak hastane gibi hayati kurumların şehir dışına alınarak vatandaşın mağdur edildiğini iddia eden aynı kişi, sert siyasi eleştirilerde de bulundu. Anayasa'nın maddelerine atıf yaparak devletin milletin refahı için var olması gerektiğini hatırlatan vatandaş, "Devleti ele geçirenler yandaşlarını toplayıp belediyelere, kurumlara dolduruyorlar. Devlet kendine Müslüman olmuş" ifadelerini kullandı. Ayrıca yaya kaldırımlarını işgal eden motosikletlerden şikayet eden vatandaş, Yalova'daki tüm resmi kurumların, belediyenin ve adliyenin bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesi gerektiğini savundu.

Yanıtların genelinde, yıkılan belediye binasının yerinin otopark yapılması, kentin günlük trafik ve park çilesine karşı "pratik ve gelir getirici" bir çözüm olarak takdir topluyor. Ancak bu pragmatik yaklaşımın ötesinde, Yalovalıların kent merkezinde daha fazla yeşil alan, deprem toplanma bölgesi ve yaya dostu bir şehir planlaması arzuladığı da açıkça görülüyor. Sokak röportajı, basit bir alan kullanım tercihinin bile vatandaşın gözünde çevre, afet bilinci, şeffaflık ve liyakat gibi çok daha derin kentsel ve siyasi meselelerle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu.