Gözden Kaçırmayın

YALOVA'DA İHMAL TEPKİSİYALOVA'DA İHMAL TEPKİSİ

Marmara Bölgesi'nin incisi, yeşili ve maviyi bir arada sunan Yalova, hem tarihi dokusu hem de doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Türkiye'nin en önemli termal turizm merkezlerinden biri olan kent, aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün özel önem verdiği bir mirasa ev sahipliği yapıyor. Peki, bu eşsiz potansiyel yerel halk tarafından nasıl değerlendiriliyor? Yalova'nın sokaklarında mikrofon uzattığımız vatandaşlar, kentin gezilip görülecek yerlerini anlatırken, bir yandan da altyapı, kentleşme ve yerel yönetim politikalarına dair çarpıcı eleştirilerde bulundu.

Doğal ve Tarihi Rotalar Vazgeçilmez

Görüştüğümüz vatandaşların büyük bir çoğunluğu, Yalova denildiğinde akla ilk olarak Yürüyen Köşk ve Termal ilçesinin geldiğini vurguladı. Birçok kişi, kentin şelalelerine ve yaylalarına dikkat çekerek, Teşvikiye, Sudüşen Şelalesi, Erikli Yaylası ve Hasanbaba gibi doğal alanların mutlaka görülmesi gerektiğini ifade etti. Bir vatandaş, "Yalova'nın cenneti denilen bir yer kaplıcalarıyla meşhur. Sudüşen Şelalesi'ne gidip görmelerini tavsiye ederim; etrafında çay içebileceğiniz mekanlar var" sözleriyle doğa turizminin önemine değindi. Altınova'daki Hersek Lagünü Kuş Cenneti, Esenköy, Armutlu ve Kurtköy ormanları da vatandaşların favori rotaları arasında yer aldı.

Yerel Yönetimlere Altyapı ve Çevre Eleştirisi

Kentin güzelliklerini övenlerin yanı sıra, Yalova'nın turizm potansiyelinin heba edildiğini savunanlar da oldu. Bazı vatandaşlar, yerel yönetimlerin yeterli yatırımı yapmadığını iddia ederek sert eleştirilerde bulundu. Bir bölge sakini, "Yalova'nın gezilip görülebilecek hiçbir yeri kalmamıştır. Ne yerel yönetimler ne de büyük yöneticiler yatırım yapıyor. Sahil pislik içinde, denize atık sular karışıyor" diyerek altyapı sorunlarına dikkat çekti. Aynı vatandaş, Çınarcık ilçesinin de betonlaşmaya kurban gittiğini ve "inşaat eline sokulduğunu" öne sürdü. Termal ilçesiyle ilgili konuşan bir başka vatandaş ise bölgenin eski dokusunu kaybettiğini ve turistik cazibesinin zedelendiğini dile getirdi.

"Yalova Kötü Yönetiliyor" İsyanı

Sokak röportajında öne çıkan bir diğer isim ise 1982 yılı Yalova atletizm şampiyonu olduğunu belirten Cemal Ferzan oldu. Geçmiş yıllarda Termal yolunda koşarak antrenman yaptığını anlatan eski şampiyon, "Yalova'nın iklimi ve her tarafı mükemmel, cennet gibi bir yer. Ancak Yalova kötü yönetiliyor" ifadelerini kullandı. Kent merkezinin kirlendiğini ve trafik sorunu yaşandığını belirten vatandaş, Çınarcık yolundaki İslami İlimler Fakültesi'nin de yanlış bir alana inşa edildiğini savundu. Kapasitenin üzerindeki nüfusun ve plansızlığın kente zarar verdiğini dile getiren bölge sakinleri, Yalova'nın İstiklal veya Bahariye caddeleri gibi vizyoner projelere ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Atatürk'ün Mirası ve Boğaz'ı Aratmayan Geceler

Tüm eleştirilere rağmen Yalovalıların kentlerine olan sevgisi röportajın geneline yansıdı. Yalova'nın gece manzarasını İstanbul Boğazı'na benzeten bir vatandaş, "Akşamları ışıklar yandığında Boğaz'dan bir farkımız yok" diyerek kentin estetik yönüne vurgu yaptı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Yalova'ya bıraktığı mirasa da özel bir parantez açıldı. Yürüyen Köşk'ü ve Termal yolundaki asırlık çınarları hatırlatan bir vatandaş, "Atatürk 1920'lerde, 30'larda Yalova'ya tedavi görmeye geliyor. Bu çınarlar Atatürk'ten kalma. Yalova Atatürk'ün şehridir. Yalova'ya bir gram hizmet edenlerin arkasındayız" sözleriyle kentin tarihi kimliğine sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.

Yanıtların genelinde, Yalova'nın eşsiz doğası, şelaleleri, termal suları ve tarihi mirasıyla devasa bir turizm potansiyeli taşıdığı, ancak bu potansiyelin plansız kentleşme, altyapı eksiklikleri ve yönetimsel zafiyetler nedeniyle tam anlamıyla değerlendirilemediği görüşü hakim oldu. Sokak röportajı, vatandaşların kentin doğal güzellikleriyle gurur duyarken, daha yaşanabilir ve temiz bir Yalova için yetkililerden somut adımlar beklediğini açıkça ortaya koydu.