Gözden Kaçırmayın
"AKŞAM KALKIYORUZ ZAM, SABAH KALKIYORUZ ZAM"Modern hayatın koşturmacası, ekonomik gündemler ve günlük telaşlar arasında insanların birbirlerine duygularını ifade etme sıklığı, toplumsal ilişkilerin sıcaklığını yansıtan en önemli göstergelerden biri olmaya devam ediyor. İnsan doğasının en temel ihtiyaçlarından biri olan sevgi, bazen bir eşe, bazen bir anneye, bazen de yakın bir dosta yönelirken; kelimelere dökülme sıklığı kişiden kişiye büyük farklılıklar gösteriyor. Yalova sokaklarında vatandaşlara uzattığımız mikrofon, kentin duygusal haritasını da gözler önüne serdi. Gündelik yaşamın stresine rağmen sevgi sözcüklerini dilinden düşürmeyenlerin yanı sıra, geçmişte yaşadığı hayal kırıklıkları nedeniyle kalbini aşka kapatanların hikayeleri, sokak röportajımızın en dikkat çekici anlarını oluşturdu.
Eşlere ve Sevgililere Her Gün
Mikrofon uzattığımız Yalovalıların önemli bir bölümü, hayat arkadaşlarını ve sevgililerini sevgi sözcüklerinden mahrum bırakmadıklarını dile getirdi. Evlilik kurumunda sevginin taze tutulmasının önemine inanan bir vatandaş, evlendiği günden bu yana eşine her zaman bu kelimeyi kullandığını gururla ifade etti. Bir başka Yalovalı ise sevgi ifadesini günlük bir ritüel haline getirdiğini belirterek, "Eve girdiğimde, sabah kalktığımda 'Günaydın aşkım, seni seviyorum' derim. Hala da şu anda diyorum" sözleriyle dikkat çekti. Yanıtlar arasında "bu sabah eşime", "iki gün önce eşime" ve "on beş dakika önce sevgilime" diyenlerin çokluğu, kentte romantik bağların ve çiftler arasındaki iletişimin güçlü bir şekilde devam ettiğini gösterdi.
Aileye ve Dosta Duyulan Sevgi
"Seni seviyorum" cümlesinin sadece romantik ilişkilere hapsedilmediği, aile bireyleri ve yakın dostlar için de cömertçe kullanıldığı röportajımızda öne çıkan bir diğer detay oldu. Sevginin en saf hallerinden biri olan anne sevgisi, vatandaşların yanıtlarında geniş yer buldu. Görüştüğümüz bir kişi en son bu sabah annesine onu sevdiğini aktarırken, bir diğeri ise bu sihirli cümleyi dün annesiyle paylaştığını belirtti. Romantik ilişkilerin ötesinde, dostluk bağlarının da sevgi sözcükleriyle güçlendirildiğini vurgulayan bir vatandaş, en son dün en yakın arkadaşına onu sevdiğini söylediğini dile getirdi. Bu durum, Yalova'da sosyal bağların ve dayanışma duygusunun kelimelerle de desteklendiğinin güzel bir örneği olarak kayıtlara geçti.
"Kalbim Aşklara Kapalı"
Elbette herkes için sevgi sözcüklerini telaffuz etmek o kadar kolay veya sık rastlanan bir durum değil. Hayatın getirdiği yorgunluklar veya geçmişte yaşanan duygusal kırgınlıklar, bazı vatandaşların sevgi ifadelerinden uzaklaşmasına neden olmuş durumda. Mikrofonumuza gülümseten ama bir o kadar da düşündüren bir yanıt veren bir vatandaş, en son ne zaman sevdiğini dile getirdiği sorusuna "Milattan önce 2500 yılında... O kadar eski, kalbim aşklara kapalı" şeklinde esprili bir dille karşılık verdi. Bir başka vatandaş ise uzun bir süre düşündükten sonra, "Geçen sene neydi ya... En son geçen sene dedim" diyerek sevgi sözcüklerini ne kadar nadir kullandığını itiraf etti. İki ay veya bir hafta önce kız arkadaşına bu cümleyi kurduğunu belirtenler ise, ilişkilerinde sevgi ifadesinin daha aralıklı yaşandığına işaret etti.
Yanıtların genelinde, Yalova sokaklarında sevginin farklı renklerinin ve tonlarının bir arada yaşandığı görüldü. Sokak röportajı, kimileri için sevgi sözcüklerinin su içmek, nefes almak kadar sıradan ve günlük bir ihtiyaç olduğunu; kimileri içinse geçmişte kalmış, tozlu raflara kaldırılmış bir ifade biçimi olduğunu ortaya koydu. Hayatın tüm karmaşasına rağmen, sevgi dolu cümlelerin Yalovalıların dilinde ve kalbinde, eşlere, annelere ve dostlara yönelik sıcaklığını korumaya devam ettiği anlaşıldı.







Yorumlar
Yorum Yap