Gözden Kaçırmayın
YALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜTürk mutfağı, zengin tarihi ve farklı coğrafyaların harmanlanmasıyla ortaya çıkan eşsiz lezzetleriyle dünya gastronomisinde çok önemli bir yere sahip. Yalova gibi Türkiye'nin dört bir yanından göç almış, kültürel çeşitliliği ve damak tadı yelpazesi oldukça geniş bir şehirde ise yemek tercihleri her zaman merak konusu olmuştur. Yalova Konuşuyor ekibi olarak, vatandaşların damak tadını öğrenmek ve günlük hayatın koşturmacası içinde eğlenceli bir sohbete imza atmak amacıyla sokağa çıktık. Görüştüğümüz bir vatandaşa, eleme usulüyle ilerleyen ve ardı ardına zorlu seçeneklerin sunulduğu bir lezzet düellosu yönelttik. "O mu, bu mu?" formatındaki bu hızlı soru-cevap etkinliği, Türk mutfağının ne kadar geniş ve karar vermesi zor bir menüye sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Hamur işi ve etin mücadelesi
Röportajımız, Türk mutfağının iki dev ismi olan mantı ve lahmacun eşleşmesiyle başladı. Görüştüğümüz vatandaş, bu zorlu ilk turda tercihini çıtır hamuru ve baharatlı harcıyla sokak lezzetlerinin de vazgeçilmezi olan lahmacundan yana kullandı. Ancak lahmacunun liderliği uzun sürmedi; bir sonraki turda karşısına çıkan kebap, et tutkunlarının favorisi olarak lahmacunu eledi. Güneydoğu Anadolu mutfağının ağır toplarından olan kebap, hemen ardından gelen içli köfte sorusunda ise tahtını devretmek zorunda kaldı. İnce bulgur kabuğunun içindeki cevizli ve kıymalı harcıyla ciddi bir ustalık gerektiren içli köfte, vatandaşımızın damak zevkinde kebabı geride bırakarak bir üst tura yükselmeyi başardı.
Zeytinyağlılar ve tencere yemekleri
Lezzet yarışının ilerleyen dakikalarında, evlerimizin vazgeçilmez tencere yemekleri ve yöresel atıştırmalıkları devreye girdi. İçli köfte ile sarma arasında yapılan seçimde, Türk mutfağının en zarif lezzetlerinden biri olan sarma galip geldi. Fakat sarmanın bu başarısı, patlıcan ve kıymanın muhteşem uyumunu sunan karnıyarık karşısında son buldu. Görüştüğümüz vatandaş, karnıyarık ile çiğ köfte eşleşmesinde ise tercihini yoğurma ustalarının ellerinden çıkan, bol baharatlı çiğ köfteden yana kullandı. Çiğ köfte, Anadolu'nun en eski ve geleneksel tatlarından biri olan, düğünlerin ve bayramların vazgeçilmezi keşkek karşısında da üstünlüğünü koruyarak lezzet yolculuğuna hız kesmeden devam etti.
Saray mutfağının görkemli finali
Düellonun sonlarına doğru heyecan ve kararsızlık daha da arttı. Çiğ köfte, çıtır yufkası ve eriyen kaşarıyla pastırmanın eşsiz uyumunu sunan paçanga böreği karşısında elendi. Paçanga böreği ise dünya çapında bir marka haline gelen Türk döneri karşısında tutunamadı. Ancak dönerin zaferi de kısa sürdü; Türk mutfağının gayriresmi milli yemeği olarak kabul edilen, esnaf lokantalarının baş tacı kuru fasulye, döneri tahtından etti. Kuru fasulye ile pide arasındaki zorlu seçimde vatandaşımız tercihini sıcak ve çıtır pideden yana kullandı. Büyük finalde ise pide ile Osmanlı saray mutfağının en seçkin yemeklerinden biri olan Hünkar Beğendi karşı karşıya geldi. Közlenmiş patlıcan püresi, kaşar peyniri ve yumuşacık etin kusursuz birleşimi olan Hünkar Beğendi, bu uzun ve zorlu lezzet maratonunun kesin kazananı oldu.
Yanıtların genelinde, Yalova sokaklarında gerçekleştirdiğimiz bu kısa ama keyifli anket, vatandaşlarımızın geleneksel lezzetlere olan bağlılığını ve damak tatlarının ne kadar çeşitli olduğunu ortaya koydu. Sokak lezzetlerinden ev yemeklerine, yöresel tatlardan Osmanlı saray mutfağına kadar uzanan bu geniş yelpazede, Hünkar Beğendi'nin birinci seçilmesi, köklü gastronomi kültürümüzün zenginliğini ve ihtişamını bir kez daha kanıtlamış oldu.







Yorumlar
Yorum Yap