Gözden Kaçırmayın
Çocuklardan Ailelere "Kırtasiye Güvenliği" Uyarısıİsimler, bir insanın dünyaya geldiğinde aldığı ilk hediye ve yaşamı boyunca taşıyacağı en önemli kimlik belgesidir. Türk kültüründe isim koyma geleneği genellikle aile büyüklerinin tercihleri, dini hassasiyetler veya dönemin popüler akımları etrafında şekillenir. Bireylerin kendi isimlerini seçme şansı olmaması, zaman zaman "Acaba kendi adımı ben koysaydım ne olurdu?" sorusunu akıllara getirir. Yalova Konuşuyor ekibi, bu ilginç ve bir o kadar da kişisel soruyu Yalova sokaklarına taşıdı. Vatandaşlara yöneltilen bu varsayımsal soru, kimlik, aidiyet ve kişisel zevkler üzerine samimi yanıtların ortaya çıkmasını sağladı. Görüştüğümüz Yalovalıların bir kısmı yıllardır taşıdıkları isimleriyle bütünleştiklerini ifade ederken, bazı vatandaşlar ise içlerinde ukde kalan veya tınısını çok sevdikleri isimleri dile getirdi.
"İsmimi Seviyorum, Değiştirmek İstemezdim"
Sokak röportajımızda mikrofon uzattığımız vatandaşların önemli bir bölümü, kendilerine sunulan bu hayali seçme hakkını kullanmaya dahi gerek duymadıklarını belirtti. İnsanların doğuştan kendilerine verilen isimlerle kurdukları güçlü bağ, verilen yanıtlarda açıkça kendini gösterdi. Bir vatandaş, bu konudaki net duruşunu, "Ben ismimi seviyorum, isim koymak istemezdim. İsmimi değiştirmek istemiyorum çünkü ismimden memnunum" sözleriyle ifade etti. Bu tür yanıtlar, Yalova halkının büyük bir kısmının kendi kimlikleriyle barışık olduğunu ve aileleri tarafından kendilerine layık görülen isimleri gururla taşıdıklarını gözler önüne serdi. İsimlerin sadece birer etiket değil, aynı zamanda kişinin karakteriyle bütünleşen birer sembol olduğu gerçeği, vatandaşların mevcut isimlerine duydukları bu bağlılıkla bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Estetik ve Tınısı Güzel İsimlere İlgi
Öte yandan, isim seçme özgürlüğü verilseydi tercihlerini estetik ve kulağa hoş gelen isimlerden yana kullanacaklarını belirten vatandaşlar da oldukça fazlaydı. İsimlerin söyleniş biçimi ve bıraktığı duygusal etki, bu tercihlerin temel nedenini oluşturdu. Örneğin bir vatandaş, çevresindekilerin kendisine zaten bu isimle hitap ettiğini belirterek, "İnsanlar bana taktığı için, çok güzel göründüğü için Leyla ismini seçerdim" dedi. Benzer şekilde, sadeliği ve zarafetiyle bilinen "Elif" ismi de Yalova sokaklarında yankı buldu. Bir başka vatandaş, tercihini "Elif ismi hoşuma gidiyor" diyerek açıklarken; "Zeynep" ismini seçeceğini belirten bir diğer kişi ise bu kararını "Çok seviyorum, tatlı bir isim gibi geldi" sözleriyle gerekçelendirdi. Ayrıca "Sara" isminin de en sevilen isimler arasında yer aldığı ve tercih edilebileceği bir vatandaş tarafından dile getirildi. Bu yanıtlar, isimlerin taşıdığı anlamlar kadar, fonetik yapılarının ve insanlarda uyandırdığı 'tatlı' veya 'güzel' hislerin de ne denli önemli olduğunu gösterdi.
Çocukluk Hayalleri ve İçte Kalan İsimler
Röportaj sırasında karşılaştığımız en ilginç ve samimi anlardan biri ise, çocukluk yıllarından beri farklı bir isim taşıma hayali kuran bir vatandaşın anlattıklarıydı. İsimlerin sadece estetik birer tercih değil, aynı zamanda derin kişisel arzuları da yansıtabileceğini gösteren bu diyalogda, vatandaşımız tercihini "Muhammed" isminden yana kullandı. Kendi isminin Bilal olduğunu belirten vatandaş, "Ben küçükken Muhammed ismini isterdim ama Bilal çıktı" diyerek, yıllar öncesine dayanan masum bir çocukluk hayalini Yalova Konuşuyor mikrofonlarıyla paylaştı. Bu tebessüm ettiren anı, bazen ailelerin koyduğu isimlerle çocukların iç dünyasında yaşattıkları isimler arasında tatlı bir uyumsuzluk olabileceğini gösterdi. Geleneksel ve dini motifleri güçlü olan bu isimlerin, toplumun farklı kesimlerinde hala ne kadar derin bir sevgiyle benimsendiği de bu vesileyle bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Yanıtların genelinde, Yalova sokaklarında isimler üzerinden yapılan bu kısa ama anlamlı yolculuk, insanların kendilerini nasıl tanımladıklarına dair önemli ipuçları sundu. Sokak röportajı, vatandaşların büyük bir çoğunluğunun mevcut isimleriyle mutlu ve barışık bir yaşam sürdüğünü, ancak içten içe Leyla, Elif, Zeynep, Sara veya Muhammed gibi estetik ve manevi değeri yüksek isimlere karşı da özel bir sempati beslediklerini ortaya koydu. İsimler değişmese de, her ismin ardında yatan hikayelerin ve hayallerin Yalova'nın renkli sokaklarında yaşamaya devam ettiği görüldü.







Yorumlar
Yorum Yap