Gözden Kaçırmayın

YALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜYALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜ

Yalova sokaklarında Mart ayının gelmesiyle birlikte hem Ramazan ayının manevi iklimi hem de giderek ağırlaşan ekonomik şartlar vatandaşın bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Şehrin işlek caddelerinde vatandaşlara mikrofon uzattığımızda, günlük yaşamın zorluklarından kentin altyapı sorunlarına, manevi değerlerden sosyal ilişkilere kadar geniş bir yelpazede çarpıcı yanıtlar aldık. Özellikle emeklilerin ve dar gelirlilerin geçim sıkıntısı ile Yalova'nın çevre temizliği konusundaki şikayetler, sokak röportajımızın en çok öne çıkan başlıkları oldu.

Geçim Derdi ve Eriyen Maaşlar

Vatandaşların en dertli olduğu konuların başında şüphesiz hayat pahalılığı ve eriyen maaşlar geliyor. Maaş yattığında ilk olarak ne yaptıkları sorulan Yalovalılar, acı bir tablo çizdi. Bir vatandaş, "İlk yaptığım iş elektrik, su, doğalgaz faturalarını ödemek. Ayın ortası geldi mi şep gibi yanıyorsun" diyerek paranın hızla tükendiğini dile getirdi. Emekli maaşlarıyla geçinmeye çalışan bölge halkı, "Bir kira 20 bin liradan aşağı değil, emekliler ne yapıyor şaşıyorum" sözleriyle barınma krizine dikkat çekti. Zamlar karşısında en büyük hayal kırıklığı sorulduğunda ise temel gıda maddelerindeki artışlar öne çıktı. Bir vatandaş lavaşın 60 liraya çıkmasına tepki gösterirken, bir diğeri "Marketlere girilmiyor, et alınmıyor, sürünüyoruz" ifadelerini kullandı. Bazı vatandaşlar ise durumu ironik bir dille eleştirerek, "Maaşı alınca bütün gece düşünüyorum; yatırım mı yapsam, kira mı ödesem, gıdaya mı ayırsam diye, çıkamıyorum işin içinden" şeklinde konuştu.

Yalova'nın Çevre ve Altyapı Sorunları

Yalova'nın yerel sorunları da sokak röportajında geniş yer buldu. Şehrin en büyük çevre sorunu sorulduğunda, altyapı ve temizlik eksiklikleri yüksek sesle dile getirildi. Bir vatandaş, "Kanalizasyon olduğu gibi denize akıyor, filtre yok" diyerek deniz kirliliğine dikkat çekerken, sokak köpekleri ve düzensiz çöp toplama saatleri de sıkça eleştirildi. Şehrin pahalılığından dert yanan bir başka bölge sakini, Yalova'da suyun ve ekmeğin diğer büyükşehirlere göre daha pahalı olduğunu savundu. Derelerden gelen kötü kokular ve Gaziosmanpaşa Mahallesi'nin "terk edilmiş bir sürgün mahallesi" gibi hissettirdiği yönündeki iddialar, yerel yönetimin dikkat etmesi gereken konular olarak vatandaşın dilindeydi.

Ramazan İklimi ve Kul Hakkı Vurgusu

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte manevi duyguların yoğunlaştığı Yalova'da, oruç tutan vatandaşlar genel olarak bu ayın huzur ve bereket getirdiğini ifade etti. Sağlık sorunları nedeniyle oruç tutamayanlar üzüntülerini dile getirirken, oruçluyken en çok neye sinirlenildiği sorusuna verilen yanıtlar genellikle "kimseye sinirlenmemeye çalışıyoruz" yönünde oldu. Ancak sokaktaki en çarpıcı dini ve ahlaki tartışma "kul hakkı" üzerineydi. Kul hakkının en çok nerede ihlal edildiği sorulduğunda vatandaşlar konuyu doğrudan siyasete, adalete ve çalışma hayatına getirdi. Kimi vatandaşlar "Türkiye'de bizi yönetenler kul hakkına giriyor, zengini koruyup fakiri eziyorlar" iddiasında bulunurken, devlet dairelerindeki işe alımlar, ihaleler ve işçi-işveren ilişkilerindeki adaletsizlikler en büyük kul hakkı ihlalleri olarak gösterildi.

Vali Kaya'ya Destek ve Sosyal Gündem

Yalova Valisi Hülya Kaya'nın çalışmaları hakkındaki görüşleri sorulan vatandaşların büyük bir kısmı, özellikle kadın bir vali olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. "Bir kadın olarak gurur duyuyorum, destekliyorum" diyen vatandaşların yanı sıra, Vali Kaya'nın sivil toplum kuruluşlarıyla ayrım yapmadan ortak hareket etmesi takdir topladı. Sosyal konulara gelince, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün bir kutlama değil, anma ve hak arama günü olduğunun altı çizilirken; "Kadınlar mı erkekler mi daha çok dedikodu yapar?" sorusuna verilen "Erkekler daha çok yapar, kahvede oturup dedikodu yapıyorlar" yanıtları sokakta gülümseten anlar oluşturdu.

Yanıtların genelinde Yalova sokaklarının, bir yandan ekonomik krizin ve yerel altyapı eksikliklerinin yorgunluğunu taşıdığı, diğer yandan ise toplumsal dayanışma, manevi hassasiyetler ve adalet arayışından vazgeçmediği ortaya çıktı. Vatandaşlar, hem yerel hem de genel yöneticilerden daha yaşanabilir, adil ve ekonomik olarak rahat bir düzen talep ettiklerini açıkça gözler önüne serdi.