Gözden Kaçırmayın

YALOVA’DA HASTANE RANDEVUSU BULMAK ZOR MU?YALOVA’DA HASTANE RANDEVUSU BULMAK ZOR MU?

Ekonomik krizin yükünü en ağır şekilde hisseden Yalova halkı, sokak röportajlarında ülkedeki gelir dağılımı adaletsizliğini çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi. ‘Yalova Konuşuyor’ mikrofonlarına konuşan vatandaşlar, toplumun farklı kesimleri arasında açılan uçuruma sert tepki gösterdi.

"Emekli Açlık Sınırında, Siyasetçi Lüks İçinde"

Vatandaşlar, hayat pahalılığı karşısında ezilen asgari ücretli ve emeklinin durumu ile devletin zirvesindeki maaşları kıyaslayarak adaletsizliğin boyutunu ortaya koydu. Sokaktaki isyanın temelini ise şu çarpıcı tablo oluşturuyor:

En Düşük Emekli Maaşı: 20.000 TL

Asgari Ücret: 27.500 TL

Ortalama Memur Maaşı: 60.000 TL – 95.000 TL

Emekli Milletvekili Maaşı: ~200.000 TL

Milletvekili Maaşı: ~300.000 TL

Bürokrat Maaşı: ~350.000 TL

Hem Emekli Hem milletvekil Maaşı: 500.000 TL

"Bir yanda 20 bin lirayla bir ay geçinmeye, hayatta kalmaya çalışan bir emekli; diğer yanda tek bir ayda tam 500 bin lira alan bir milletvekili. Bu sürdürülebilir bir sistem değil."

"Bu Açıkça Bir Sınıf Ayrımıdır"

Maaşlar arasındaki makasın artık kapanamayacak kadar açıldığını belirten Yalovalılar, bu durumun toplumda ciddi bir kutuplaşmaya ve ‘sınıf ayrımına’ yol açtığını vurguladı. Vergiyi ödeyen, üretimi yapan halkın pastadan en küçük payı aldığını söyleyen bir vatandaş, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Biz pazarda akşam pazarını beklerken, taneyle meyve alırken, birilerinin hiçbir risk almadan yüz binlerce lira maaş alması vicdanı yaralıyor. Bu ülkenin bütçesi hepimize aitse, bu uçurum neden?"

Halk adalet istiyor, halk eşit pay istiyor!

Sokak mikrofonlarına konuşan vatandaşların ortak talebi ise şeffaflık oldu. Bu devasa farkların hangi mantıklı, ekonomik veya adil gerekçeye dayandırıldığını merak eden Yalova halkı, yetkililere seslendi: "Bu farkların nedenlerini çıkıp halka anlatsınlar. Bizim emeğimiz neden bu kadar değersiz, onların koltukları neden bu kadar değerli? Bu adaletsizliğin mantıklı bir açıklamasını istiyoruz!"

Giderek derinleşen ekonomik krizde, Yalova sokaklarından yükselen bu çığlık, aslında tüm Türkiye'nin vicdan muhasebesini özetliyor.



Bülent Güler