Gözden Kaçırmayın

YALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜYALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜ

Çocukluk yılları, pek çok kişi için masumiyetin ve keşiflerin dönemi olarak hafızalarda yerini korur. Bu dönemin en keyifli uğraşlarından biri de şüphesiz bir şeyler biriktirmek veya toplamaktır. Yalova Konuşuyor ekibi olarak Yalovalılara çocukluklarında en çok neyi biriktirmeyi sevdiklerini sorduk ve birbirinden renkli yanıtlar aldık. Ortaya çıkan tablo, hem maddi değerlere verilen önemi hem de kaybolan çocukluk oyunlarının ve objelerinin özlemini gözler önüne serdi.

Maddi Değerin Önemi

Görüştüğümüz vatandaşların bir kısmı, çocukluk yıllarından itibaren maddi değerlerin farkında olduklarını dile getirdi. Bir vatandaş, "para, para, para" diyerek bu konudaki net görüşünü ortaya koyarken, bir diğeri ise "para olmadan hiçbir şey olmaz" ifadesiyle paranın önemine vurgu yaptı. Hatta bir katılımcı, "Allah önce iman Kuran versin, ondan sonra para versin" sözleriyle inanç ve maddi refah arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Oyunların Vazgeçilmezleri

Diğer yandan, çocukluk yıllarının vazgeçilmez oyun objeleri de sıkça anıldı. Özellikle 90'lı yılların popüler eğlencesi olan tasolar, birçok kişinin ortak anısıydı. Bir vatandaş, "Eskiden Pokemon kağıtları vardı, Taso şeklinde falan vardı, cipslerden Taso çıkardı yani tasoları toplardık oyun amaçlıydı" sözleriyle o günleri yad etti. Misketler ve gazoz kapakları da "misketi çok severdim", "gazoz kapaklarıyla oynardım" şeklinde ifadelerle nostaljik bir gülümseme yarattı.

Koleksiyon Tutkusu ve Doğadan Gelenler

Kimi vatandaşlar ise daha kişisel ve çeşitli koleksiyonlara sahip olduklarını belirtti. Peçete koleksiyonu yapanlar, "peçete biriktirdik, her gittiğimiz yerden bir tane peçete alırdık" diyerek bu hobilerini anlattı. Kartpostal koleksiyonları, sakızlardan çıkan futbolcu fotoğrafları ve pullar da "pullarım olurdu, o pulları biriktirirdim" şeklinde dile getirilen diğer birikimler arasındaydı. "Kağıt bebekler verirlerdi, elbiselerini keserdik" diyen bir katılımcı, el emeği gerektiren bu oyuncağın çocukluklarındaki yerini vurguladı. Doğadan ilham alan birikimler de vardı; bir vatandaş, "dere kenarında rengarenk taşları toplamayı severim ve şu ana kadar da yine gördükçe toparlarım var evimde de var bir de midye kabuklarını çok severim" diyerek bu tutkusunun hala devam ettiğini gösterdi.

En Değerli Birikim: Anılar

Tüm bu somut birikimlerin ötesinde, bir vatandaşın "biz galiba en çok da anı biriktiriyorduk" sözleri, aslında çocukluk yıllarından kalan en değerli mirasın yaşanmışlıklar ve hatıralar olduğunu özetler nitelikteydi.

Yanıtların genelinde, Yalovalıların çocukluk anılarına büyük bir özlem duyduğu ve o dönemin basit ama anlamlı birikimlerinin hafızalarda canlılığını koruduğu ortaya çıktı. Sokak röportajı, hem maddi değerlerin erken yaşta farkına varılmasını hem de oyunların, koleksiyonların ve doğanın çocukluk gelişimindeki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.