Gözden Kaçırmayın
YALOVALILAR MEVSİM TERCİHİNDE BÖLÜNDÜTürkiye'nin önemli deprem kuşaklarından birinde yer alan Yalova, geçmişte yaşadığı acı tecrübelerle yapı güvenliği konusunu sürekli gündeminde tutuyor. Son dönemde ülke genelinde yeniden tartışılmaya başlanan imar affı konusu, Yalova sokaklarında da farklı görüşlerin dile getirilmesine neden oldu. Vatandaşlar, bir yandan ekonomik ve bürokratik sıkıntılara çözüm ararken, diğer yandan olası bir depremde can güvenliği endişesini dile getiriyor.
İmar Affı Çıksın Diyenler
Görüştüğümüz vatandaşların bir bölümü, imar affının çıkmasını desteklediklerini belirtti. Özellikle tapu ve ruhsat sorunları nedeniyle mülklerini değerlendiremeyenlerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekildi. Bir vatandaş, "Milletin tarlaları satılamıyor, imar atanmış diye" diyerek mevcut durumun yarattığı ekonomik kilitlenmeye işaret etti. Kentsel dönüşüm süreçlerinin yavaş ilerlemesi de imar affını destekleyenlerin argümanları arasında yer aldı; kimi vatandaşlar, "Kentsel dönüşüm zaten ilerlemiyor, imar olmadan zaten kimse hiçbir şey dönmez" ifadelerini kullandı.
'Geri Kalmış Ülkelerin Uygulaması' Eleştirisi
İmar affına karşı çıkanların eleştirileri ise oldukça sertti. Bir vatandaş, "İmar affı diye bir şey yoktur, bu bizim gibi geri kalmış ülkelerde imar affı vardır" diyerek uygulamanın modern şehircilik anlayışıyla bağdaşmadığını savundu. Bu tür afların, mevcut iktidarların "vatandaştan para toplamak" ve "bazı korudukları zenginlerin kaçak binalarını yasallaştırmak" amacıyla yapıldığını iddia edenler de oldu. Bu görüşü savunanlar, imar affının yapısal sorunları çözmek yerine, sadece geçici bir gelir kapısı olduğunu dile getirdi.
Deprem Gerçeği ve Denetim Eksikliği
Yalova'nın deprem bölgesi olması, tartışmaların odağını güvenlik konusuna çekti. Bir vatandaş, "Bir ülke eğer deprem bölgesi ise bu deprem bölgesinde imar affının yapılması etik değildir. Bu yanlış bir şey" diyerek uygulamanın risklerine vurgu yaptı. Geçmiş deprem felaketlerinde binaların yıkılmasının temel nedeninin denetimsizlik ve çürük yapılar olduğu belirtilirken, "Deprem öldürmüyor, binalar öldürüyor" sözleri dikkat çekti. Yakın zamanda yaşanan büyük depremlerin ardından bile denetimlerin yetersiz kaldığı ve "50-60 senelik binaların arabalar geçerken bile sallandığı" endişesi dile getirildi.
Kentsel Dönüşüm Çıkmazı ve Güven Sorunu
Kentsel dönüşümün önündeki engeller de imar affı tartışmalarıyla birlikte gündeme geldi. Vatandaşlar, müteahhitlere olan güvensizliği ve toplu karar alma zorluğunu dile getirdi. Bir vatandaş, "Benim acı ademde bir evim var, bir türlü 20 kişi bir araya gelip de karar veremedi" diyerek dönüşüm süreçlerindeki bürokratik ve sosyal sorunlara dikkat çekti. Bu bağlamda, "binayı bitirme sigortası" gibi yeni uygulamaların, müteahhitlere duyulan güvensizliği azaltarak kentsel dönüşümü hızlandırabileceği yönünde umutlar ifade edildi.
Yalova sokaklarında yapılan bu röportajlar, imar affı konusunun sadece teknik bir düzenleme olmaktan öte, toplumsal güven, adalet ve can güvenliği gibi temel meselelerle iç içe geçtiğini bir kez daha ortaya koydu. Vatandaşların büyük bir kısmı, özellikle deprem gerçeği göz önüne alındığında, yapılaşmada denetim ve güvenliğin öncelikli olması gerektiği konusunda hemfikir.







Yorumlar
Yorum Yap