Gözden Kaçırmayın

"AKŞAM KALKIYORUZ ZAM, SABAH KALKIYORUZ ZAM"

İnsan doğasının en temel meraklarından biri, ebeveynlerimizden bize geçen özelliklerin neler olduğudur. Kimi zaman hayranlık duyduğumuz, kimi zaman da eleştirdiğimiz bu özellikler, kendi kişiliğimizin bir parçası haline gelebilir. Yalova Konuşuyor ekibi olarak bu hafta Yalova sokaklarında vatandaşlara, 'Anne ve babanızın sevmediğiniz hangi özelliği şu anda sizde var?' sorusunu yönelttik. Ortaya çıkan yanıtlar, ebeveyn-çocuk ilişkilerinin karmaşıklığını ve kuşaklararası aktarımların ilginç dinamiklerini gözler önüne serdi.

Sinirlilik ve Duygusallık Mirası

Görüştüğümüz vatandaşların bir bölümü, ebeveynlerinden miras aldıkları ve hoşlanmadıkları özelliklerin başında 'çabuk sinirlenme' ve 'aşırı duygusallık' geldiğini ifade etti. Bir vatandaş, babasının 'ikinci olması' (kararsızlığı) özelliğini kendisinde de gördüğünü belirterek, "Babamın ikinci olması çok fazla, ben de ikinci bir insanım" dedi. Bir başka katılımcı ise annesinin 'aşırı sinirliliğini' ve 'çok fazla duygusal' oluşunu kendisinde de gözlemlediğini dile getirdi. Kimi vatandaşlar ise 'inatçılık' ve babalarının 'sinirli olma' halini kendilerinde bulduklarını söyledi.

Endişe ve Soğukluk Etkisi

Ebeveynlerden geçen diğer dikkat çekici özellikler arasında 'endişe' ve 'soğukluk' yer aldı. Bir vatandaş, ailesinin kendisine karşı 'çok endişeli davrandığını' ve bu durumun kendisinde de benzer bir etki yarattığını aktardı. Bir başka katılımcı ise ailesinin kendisine karşı 'çok soğuk' olduğunu ve bu özelliği kendisinin de insanlara karşı sergilediğini itiraf ederek, "Ben de insanlara karşı çok soğuk ve ne bileyim empati yapamıyorum. Böylesi daha iyi" şeklinde konuştu.

İyi Niyetin Bedeli ve Cimrilik

Bazı katılımcılar ise ebeveynlerinin olumlu gibi görünen ancak olumsuz sonuçlar doğuran özelliklerine dikkat çekti. Bir vatandaş, annesinin 'çok iyi niyetli olması' ve 'hiç kimseyi kapıdan çevirmemesi' özelliğinin kendilerinde 'maddi ve manevi büyük zarar' verdiğini ifade etti. Bu durumun kendisinde olmadığını belirtirken, bir başka görüş ise 'cimri olmak' özelliğini kendisinde gördüğünü dile getirdi. Bir vatandaş ise annesinin '40 kere söyleyip ilgilenmeme' özelliğini kendisinde bulduğunu belirtti.

Sokak röportajı, Yalovalıların ebeveynlerinden miras kalan özelliklere farklı açılardan yaklaştığını ortaya koydu. Kimi vatandaşlar bu özelliklerle yüzleşirken, kimileri ise bu tür olumsuz özellikleri taşımadığını, hatta ebeveynlerinin sadece güzel şeyler öğrettiğini vurguladı. Özellikle genç nesillere yönelik "güzel şeyler yapın ki ailenize güzel şeyler katın" çağrısı, aile bağlarının ve kuşaklararası aktarımın önemini bir kez daha hatırlattı.