Gözden Kaçırmayın
Yalova Taşköprü'de Üzücü ManzaraSahip olduğu devasa potansiyelle Marmara Bölgesi'nin en stratejik noktalarından biri olan Yalova'nın Çiftlikköy ilçesine bağlı Taşköprü beldesi, tüm lojistik, sanayi ve turizm avantajlarına rağmen maküs talihini yenemiyor. Dünyanın en büyük kimya ve akrilik fabrikalarına ev sahipliği yapan, askeri havaalanından uluslararası Ro-Ro iskelesine kadar devasa yatırımların merkezinde yer alan belde, yereldeki tanıtım eksikliği ve hizmet yetersizliği nedeniyle hak ettiği gelişmişlik seviyesine bir türlü ulaşamıyor.
Potansiyel Zirvede, Hizmet Dipte!

Taşköprü, coğrafi ve ekonomik olarak bir beldenin sahip olabileceği en lüks imkanları elinde bulunduruyor. İstanbul-İzmir otobanının Kılıç çıkışının hemen ağzında yer alan, Kocaeli-Yalova ana arterinin merkezinde konumlanan belde, ulaşım hatlarının adeta can damarı. Sadece karayolu değil; feribot iskelesi, uluslararası Ro-Ro iskelesi ve askeri havaalanı gibi unsurlar Taşköprü’yü küresel bir lojistik üs haline getirmeye yetiyor.
Ekonomik tarafta ise dünyanın en büyük akrilik ve kimya fabrikaları bu topraklarda üretim yapıyor. Organize sanayi bölgelerine olan yakınlığı, kendi bünyesindeki orta ölçekli sanayisi ve sanayi sitesiyle bölge adeta bir para basma makinesi. Üstelik madalyonun diğer yüzünde bereketli tarım arazileri, tarihi dokusu ve sahil şeridindeki yazlık siteleriyle bir turizm ve yaşam alanı duruyor.
Ancak tüm bu ‘zenginlik’ tablosunun ortasında Taşköprü, vizyonsuzluğun kurbanı oluyor. Dev fabrikaların gölgesindeki belde içi yollar, altyapı yetersizlikleri, sosyal alanların darlığı ve çevre düzenlemesi gibi en temel yerel hizmetler bile beklentilerin çok altında kalıyor.
Tanıtım Yoksa, Gelişim de Yok

Dünyanın gözünün üzerinde olması gereken bu stratejik belde, adeta kendi kabuğuna çekilmiş durumda. Taşköprü’nün sanayi gücü ile tarım ve yazlık kültürünü harmanlayacak, burayı bir çekim merkezi yapacak hiçbir etkili tanıtım faaliyeti yürütülmüyor. Yatırımcıların ve modern şehirciliğin uğraması gereken belde, vizyoner bir yönetim anlayışı sergilenemediği için modern bir kent görünümü kazanmak yerine, dev sanayi tesislerinin arasında sıkışmış bir taşra kasabası görüntüsünden kurtulamıyor.
Taşköprü’nün elindeki bu muazzam potansiyel, yerel hizmet kalitesinin artırılması ve agresif bir tanıtım hamlesiyle desteklenmediği sürece, belde ‘fırsatlar şehrin fakir çocuğu’ olarak kalmaya devam edecek. Taşköprü halkı ve buraya değer katan yazlıkçılar artık şu soruyu soruyor: "Milyarlarca dolarlık bütçelerin döndüğü bu topraklarda, biz neden hak ettiğimiz hizmeti ve gelişmişliği göremiyoruz?"








Yorumlar
Yorum Yap