Türkiye’de uzun tatil dönemleri yaklaşırken, özellikle Yalova gibi noktalardan yola çıkan vatandaşlar, havalimanlarında karşılaştıkları ‘astronomik’ tablo karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Seyahat etmek artık bir lüks haline gelirken, yolculuğun ilk durağı olan havalimanlarındaki yiyecek-içecek fiyatları, uçak biletleriyle yarışır seviyeye ulaştı. Yetkililer havaalanı fiyatlarının Avrupa havaalanlarıyla aynı olduğunu söylediler. İşin dramatik yanı, Türk halkının ortalama satın alma gücü Avrupalılara çok daha düşük olmasına rağmen, havalimanı restoran fiyatlarında böylesine tuhaf bir durum ortaya çıkmış durumda.
‘Serbest Piyasa Değil, Vicdansız Piyasa’
İstanbul Havalimanı’ndaki bir işletmede, bir dilim baklavanın 8 Euro gibi dudak uçuklatan bir fiyata satışa sunulması, yolcuların tepkisini zirveye taşıdı. Etiketleri gören vatandaşlar, durumu şu sert sözlerle eleştirdi:
“Havalimanları, bir ülkenin vitrinidir. Ancak bu vitrin, yerli turistin bütçesini aşan ve "fiyat algısını" yerle bir eden bir yapıya bürünmüş durumda. Gerçekçi, ulaşılabilir ve adil bir fiyat denetimi. Bu nasıl bir fiyat politikası? ‘Serbest piyasa’ deniliyor ancak bu sistem rekabeti değil, halkın cebini boşaltmayı hedefliyor. Bir dilim tatlıyı altın fiyatına satmak hangi vicdana sığar? Bir dilim baklava neredeyse erken alınan uçak biletine yaklaştı. 1 litre suyun 10 Euro ile fiyatlandırılması ilginç. 1 Litre Avrupa suyunu yaklaşık 550 TL’ye satmanın vicdanla alakası yoktur. Avrupa suyu 550 TL, yarım litre Türk suyu 120 TL. Denetim mekanizması tamamen iflas etmiş durumda.”
‘Fiyat Algımızı Tamamen Yitirdik’
Havalimanlarındaki bu tablo, sadece bir dilim baklavadan ibaret değil; konaklama tesislerinden karayolu ücretlerine kadar her alana yayılan genel bir pahalılık krizinin yansıması olarak görülüyor. Yalova’dan tatil bölgelerine veya yurt dışına gidip dönen vatandaşlar, yaşadıkları durumu şu sözlerle özetliyor: “Artık hiçbir ülkeye ‘pahalı’ diyemiyoruz. Kendi ülkemizde öyle bir noktaya geldik ki, fiyat algımız tamamen yok oldu. Havaalanlarında bir şeyler yiyip içmek, neredeyse bir uçak biletinin maliyetine ulaştı. Tatil yapmak, daha havalimanına adım atar atmaz kabusa dönüşüyor.”
Halkın Alım Gücü ile Fiyatlar Arasındaki Fark Açılıyor
Ekonomik veriler, halkın alım gücünün düştüğüne işaret ederken, havalimanlarındaki etiketler tam bir gerçeklik sunuyor. Avrupa’nın en düşük gelir düzeylerinden birine sahip olan halk, dünyanın en pahalı havalimanı deneyimlerinden biriyle baş başa bırakılıyor.
Vatandaşlar, sadece havalimanı işletmecilerinin değil, bu durumu denetlemekle yükümlü olanların da sorumluluğu olduğunu belirterek, "Bu soyguna dur denilmeli" çağrısında bulunuyor.
Bülent Güler








Yorumlar
Yorum Yap