Gözden Kaçırmayın

Şehrin Dört Bir Yanı YenileniyorŞehrin Dört Bir Yanı Yenileniyor

Cilt Kanserinde Erken Tanı Neden Hayati Önem Taşıyor?

İçinde bulunduğumuz "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Bekir Kurt, deri kanserlerinin erken teşhis edildiğinde tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor. Uzman hekimin aktardığı tıbbi verilere göre, en sık karşılaşılan deri kanseri türleri bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom olarak öne çıkıyor. Bu hastalıklar uzman dermatologlar tarafından erken evrede tespit edildiğinde cerrahi müdahaleler veya farklı modern medikal yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor.

Hastalığın seyrine dair klinik detayları paylaşan Dr. Kurt, melanom türünün çok daha ciddi ve hızlı seyredebilen bir yapıya sahip olduğunu vurguluyor. Özellikle açık tenli, kızıl saçlı, renkli gözlü yapıya sahip olan, güneşte çok kolay kızarıp yanan bireyler ile ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan kişilerin yüksek risk grubunda yer aldığı belirtiliyor.

Vücudunuzdaki Değişimleri Nasıl Gözlemlemelisiniz?

Pek çok insanın sıradan bir leke olarak gördüğü benler, aslında cilt sağlığının en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Dr. Bekir Kurt, standart benlerin yapısında meydana gelen asimetrik şekillenme, sınır düzensizliği, renk çürümesi, ani boyut artışı ve belirgin çap farklılıklarının kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Vücuttaki benlerde bu tür bir kaos ortamı veya belirgin bir kabarma fark edildiğinde, zaman kaybetmeden detaylı bir dermatoloji muayenesinden geçilmesi hayati bir zorunluluk haline geliyor.

Kanser türlerinin ciltteki yansımaları hakkında da bilgi veren uzman isim, bazal hücreli karsinomun genellikle parlak bir görünüm sergileyen ve bir türlü iyileşmeyen yaralarla kendini belli ettiğini, skuamöz hücreli karsinomun ise daha çok kalın kabuklu yaralar formunda ortaya çıktığını belirtiyor. İyileşmeyen yaralar, organ nakli olmuş veya ileri yaşlı hastalar gibi bağışıklığı düşük bireylerde özellikle güneş gören bölgelerde ortaya çıktığında, uzman kontrolü kaçınılmaz bir gereklilik oluyor.

Güneşten Korunmada Yapılan Ölümcül Hatalar

Güneşin zararlı ultraviyole etkilerinden korunmak, cilt kanserini önlemenin en temel adımı olarak kabul ediliyor. Dr. Kurt, güneş ışınlarının en dik ve tehlikeli olduğu sabah 10.00 ile öğleden sonra 16.00 saatleri arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması konusunda kesin bir uyarıda bulunuyor. Dışarı çıkılması gereken durumlarda ise geniş kenarlı şapkalar, ultraviyole korumalı kıyafetler ve kaliteli güneş gözlükleriyle fiziksel bir kalkan oluşturulması gerekiyor.

Toplumda çok sık yapılan bir hataya da değinen uzman dermatolog, güneş kremini sabah evden çıkarken sadece bir kez sürmenin kesinlikle yeterli koruma sağlamadığının altını çiziyor. Güneş koruyucu ürünlerin her iki saatte bir düzenli olarak tazelenmesi; aşırı terleme, denize veya havuza girip çıkma gibi durumlarda ise bu sürenin beklenmeden kremin anında yenilenmesi gerekiyor. Kullanılacak ürünün en az 30 koruma faktörlü olması ve hem UVA hem de UVB filtrelerini bir arada içermesi büyük önem taşıyor. Hassas cilt yapısına sahip çocuklar ve gebeler için mineral filtreli doğal ürünler tavsiye edilirken, diğer erişkin bireylerin kimyasal filtreli medikal koruyucuları güvenle kullanabileceği belirtiliyor.

Kulaktan Dolma Yöntemlerle Benlere Müdahale Etmeyin

Toplum arasında sıkça başvurulan ancak son derece tehlikeli olan bilinçsiz müdahaleler, kanserin teşhisini zorlaştırarak geri dönülemez sonuçlara yol açabiliyor. Dr. Bekir Kurt, hastaların sıkça sorduğu lazerle ben sildirme, yakma, koparma veya iple boğma gibi ilkel yöntemlerin kesinlikle uygulanmaması gerektiği konusunda net bir duruş sergiliyor. Doğuştan gelen veya sonradan ortaya çıkan hiçbir lezyonun uzman bir dermatolog tarafından detaylı dermatoskopik muayenesi yapılmadan yok edilmemesi gerekiyor. Bu tür bilinçsiz yakma veya sildirme işlemleri, o bölgede gelişebilecek kötü huylu bir kanser hücresinin dönüşüm potansiyelini maskeleyerek erken teşhis fırsatını tamamen ortadan kaldırıyor.

Sadece yaz aylarında değil, ultraviyole ışınlarının yoğun olduğu yılın her döneminde güneş koruyucu kullanımını bir yaşam tarzı haline getirmek gerekiyor. Son dönemin popüler uygulamalarından solaryumun deri sağlığı için kesinlikle önerilmediğini ve bronzlaşma sevdasının cilt bütünlüğüne ciddi hasarlar verdiğini hatırlatan Dr. Kurt, güneşin sadece kansere değil; aynı zamanda leke oluşumu, kılcal damar çatlamaları ve erken yaşlanma belirtileri olan derin kırışıklıklara da yol açtığını belirterek, herkesi düzenli cilt kontrolü yaptırmaya davet ediyor.


Kaynak:İHA