Yalova’da bir dönem sosyal yaşamın önemli parçalarından biri olan bilardo, yıllar içinde hem değişti hem de unutulmaya yüz tuttu. Ancak o günleri yaşayanların hafızasında, bilardo salonları yalnızca oyun oynanan yerler değil; dostlukların kurulduğu, ustaların yetiştiği ve hayatın paylaşıldığı özel mekânlar olarak yer aldı.
Yalova’nın renkli kişilerinden bilardo sevdalısı Celal Gerçek, Yalova’nın bilardo dönemini anlattı. 1980’li ve 1990’lı yıllarda bilardo, disiplinli bir oyun olarak biliniyor; kimi zaman kahvehanelerde, kimi zaman ise özel salonlarda oynanıyordu. Dönemin önemli isimlerinden Levent ve Hayri gibi ustalar, gençlere ilham veren oyuncular arasında gösteriliyordu. O yıllarda bir bilardo maçını izlemek bile başlı başına bir deneyimdi.

Yalova’da bilardoya ilgi duyan pek çok kişi, bu tutkuyla tanışmasını Gazinocular çevresindeki mekanlara bağlıyor. Daha sonra farklı isimlerle anılan bu alanlar, zamanla restoranlara ve otellere dönüşse de geçmişte bilardonun kalbinin attığı yerler olarak anılmaya devam ediyor.
Cumhuriyet Caddesi ve çevresi, bilardo salonlarının yoğunlaştığı bölgelerden biriydi. Küçük yaşta camdan içeri bakarak oyunu izleyen çocuklar, zamanla masaya geçerek bu kültürün bir parçası haline geldi. O dönemlerde salonların sayısı az olsa da her biri kendine özgü bir atmosfere sahipti.
Zaman içinde ‘Nil Bilardo’ gibi yeni mekanlar açıldı, hatta Yalova’nın ilk bilardo turnuvalarına da bu salonlar ev sahipliği yaptı. Bu süreçte bilardo, sadece bir oyun olmaktan çıkıp, rekabetin ve ustalığın sergilendiği bir spor haline dönüştü.
Bugün ise o eski salonların çoğu ya kapanmış ya da farklı işlevlere bürünmüş durumda. Ancak Yalova’nın bilardo geçmişi, o günleri yaşayanların anlatılarıyla varlığını sürdürüyor.
Bu anlatılar, bir kentin sosyal hafızasının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Pınar Kızıltaş





Yorumlar
Yorum Yap