Gözden Kaçırmayın
ALTYAPI ÇALIŞMALARI SÜRÜYORSağlıklı bir yaşamın anahtarı olan dengeli beslenme alışkanlıklarında, tuz tüketimi kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Altınova Devlet Hastanesi bünyesinde görev yapan Uzman Diyetisyen Ayşegül Baki Bayram, Dünya Tuza Dikkat Haftası dolayısıyla yaptığı bilgilendirmede, modern beslenme alışkanlıklarının getirdiği yüksek sodyum riskine dikkat çekti. Hazır gıdalardan salamura ürünlere kadar pek çok besinde bulunan gizli tuzun, kronik hastalıkların tetikleyicisi olduğunu belirten Bayram, vatandaşları sofradaki alışkanlıklarını değiştirmeye davet etti.
Ayşegül Baki Bayram, vücudun ihtiyaç duyduğu sodyumun aslında besinlerin doğal yapısında zaten bulunduğunu, bu sebeple yemeklere ekstradan tuz ilave edilmesine gerek olmadığını vurguladı. Özellikle yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, kemik erimesi ve obezite gibi risklerden korunmak için günlük tuz miktarının 5 gramı, yani yaklaşık bir çay kaşığını geçmemesi gerekiyor. Bu kısıtlama, hem mutfaktaki pişirme süreçlerinde hem de sofra alışkanlıklarında eş zamanlı olarak uygulanarak hayata geçirilmelidir.
Ayşegül Baki Bayram’ın vurguladığı "kademeli azaltma" stratejisi, damak tadının düşük sodyuma uyum sağlaması için bilimsel olarak en etkili yöntem olarak biliniyor. Tuzun eksikliğini hissetmemek için soğan, sarımsak, taze baharatlar, limon ve sirke gibi doğal aroma artırıcıların kullanımı, sağlıklı beslenmeyi lezzetten ödün vermeden sürdürülebilir kılıyor.
Bilinçli tüketici olmanın önemine de değinen uzman diyetisyen, paketli ürünlerdeki sodyum glutamat ve sodyum bikarbonat gibi gizli sodyum kaynaklarına karşı etiket okuma alışkanlığının kazanılması gerektiğini belirtti. Özellikle geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmezi olan turşu, zeytin ve salça gibi ürünlerin tüketilmeden önce suda bekletilerek tuzunun seyreltilmesi, genel sağlık statüsünün korunmasında hayati rol oynuyor. Altınova Devlet Hastanesi’nden yapılan bu otoriter uyarılar, daha yüksek bir yaşam kalitesinin ancak bugün yapılacak bilinçli tercihlerle mümkün olacağını bir kez daha hatırlattı. Küçük görünen bu beslenme değişiklikleri, uzun vadede kalp ve böbrek sağlığı için en büyük yatırıma dönüşüyor.

İpek Kaya







Yorumlar
Yorum Yap