Gözden Kaçırmayın
MİLYONLUK İHALEDE YENİ GELİŞMEYalova hem Marmara Bölgesi’nin kalbindeki konumu hem de Samanlı Dağları’nın sunduğu eşsiz coğrafya ile doğa sporcularının ‘vazgeçilmez’ rotası haline geldi. Şehir dışından gelen trekking gruplarının ve yerel doğa tutkunlarının akınına uğrayan bu parkurlar, her mevsim farklı bir görsel şölen sunuyor.
İşte, Yalova’nın adımlandıkça güzelleşen o rotaları:
Samanlı Dağları’nda adım adım doğa
Doğanın tüm renklerini cömertçe sergilediği Samanlı Dağları, son yıllarda Türkiye’nin en popüler trekking (doğa yürüyüşü) destinasyonlarından biri haline geldi. Şelaleleri, gölleri ve panoramik manzaralarıyla dikkat çeken Yalova parkurları, profesyonel ve amatör yürüyüşçüleri ağırlamaya devam ediyor.
Ne yapılıyor?
Doğa yürüyüşçüleri, Samanlı Dağları’nın derin vadilerinde; orman içi şelaleler, endemik bitki türleri ve seyir teraslarını andıran manzaralar eşliğinde kilometrelerce yol kat ediyor. Faaliyetler sadece bir yürüyüşten ibaret kalmayıp; kışın kar tırmanışına, sonbaharda ise fotoğrafçılık ve bitki gözlemciliğine dönüşüyor.
Kimler katılıyor?
Başta İstanbul, Bursa ve Kocaeli gibi çevre illerden gelen trekking grupları olmak üzere, Yalova’daki yerel spor kulüpleri ve doğa tutkunları bu parkurların müdavimi olmuş durumda. Her seviyeden sporcuya uygun seçenekler sunulması, katılımı artıran en büyük etken.
Nerede yürünüyor?

Yalova’nın dört bir yanına dağılan bu rotalar arasında öne çıkanlar şunlar:
Dipsiz Göl – Çifte Şelaleler – Erikli Yaylası – Teşvikiye Hattı: 10 kilometrelik bu parkur, yüksek teknik zorluk içermese de uzun inişleri nedeniyle dikkat istiyor. Görsel açıdan en zengin rotaların başında geliyor.
Sudüşen Şelalesi Yolu: 15 kilometrelik mesafesiyle "Kasım ayı klasiği" olarak biliniyor. Vadinin derinliklerindeki bu yol, sonbahar renklerini en iyi yansıtan bölge.
Sugören – Höyüktepe Parkuru: 12 kilometrelik bir kış tırmanışı rotası. 886 metre yükseklikteki tepeden bir yanda Marmara Denizi’ni, diğer yanda İznik Gölü’nü izlemek mümkün.
Esenköy – Karlık Yaylası – Buzkıran Şelalesi – Çaldere Kanyonu: Daha adrenalin dolu bir deneyim arayanların tercihi.
Ne zaman gidilmeli?

Yalova parkurları yılın 12 ayı boyunca açık. Yaz ve sonbaharda ormanın renk geçişleri ve serin şelale suları tercih edilirken; kış aylarında ise Höyüktepe gibi zirvelerde kar yürüyüşleri yapılıyor.
Neden Yalova?
Yalova'yı diğer rotalardan ayıran en büyük özellik, parkurların çeşitliliği. Termal, Armutlu, Elmalık ve Altınova gibi noktalar hem deniz seviyesine yakın olması hem de kısa sürede yüksek rakımlı yaylalara ulaşım imkanı tanıması nedeniyle tercih ediliyor. Şehir gürültüsünden kaçmak isteyenler için ‘doğa terapisi’ niteliğinde bir kaçış noktası sunuyor.
Nasıl gidilir?
Parkurların çoğu Teşvikiye, Termal veya Sugören köyleri gibi ana merkezlerden başlıyor. Bölgeye ulaşım karayolu ve deniz yolu (İDO) ile oldukça kolay olduğu için gruplar genellikle sabah saatlerinde yürüyüşe başlayıp, gün batımıyla faaliyeti tamamlıyor.
Yalova hem Marmara Bölgesi’nin kalbindeki konumu hem de Samanlı Dağları’nın sunduğu eşsiz coğrafya ile doğa sporcularının ‘vazgeçilmez’ rotası haline geldi. Şehir dışından gelen trekking gruplarının ve yerel doğa tutkunlarının akınına uğrayan bu parkurlar, her mevsim farklı bir görsel şölen sunuyor.
İşte, Yalova’nın adımlandıkça güzelleşen o rotaları:
Samanlı Dağları’nda adım adım doğa

Doğanın tüm renklerini cömertçe sergilediği Samanlı Dağları, son yıllarda Türkiye’nin en popüler trekking (doğa yürüyüşü) destinasyonlarından biri haline geldi. Şelaleleri, gölleri ve panoramik manzaralarıyla dikkat çeken Yalova parkurları, profesyonel ve amatör yürüyüşçüleri ağırlamaya devam ediyor.
Ne yapılıyor?
Doğa yürüyüşçüleri, Samanlı Dağları’nın derin vadilerinde; orman içi şelaleler, endemik bitki türleri ve seyir teraslarını andıran manzaralar eşliğinde kilometrelerce yol kat ediyor. Faaliyetler sadece bir yürüyüşten ibaret kalmayıp; kışın kar tırmanışına, sonbaharda ise fotoğrafçılık ve bitki gözlemciliğine dönüşüyor.
Kimler katılıyor?
Başta İstanbul, Bursa ve Kocaeli gibi çevre illerden gelen trekking grupları olmak üzere, Yalova’daki yerel spor kulüpleri ve doğa tutkunları bu parkurların müdavimi olmuş durumda. Her seviyeden sporcuya uygun seçenekler sunulması, katılımı artıran en büyük etken.
Nerede yürünüyor?
Yalova’nın dört bir yanına dağılan bu rotalar arasında öne çıkanlar şunlar:
Dipsiz Göl – Çifte Şelaleler – Erikli Yaylası – Teşvikiye Hattı: 10 kilometrelik bu parkur, yüksek teknik zorluk içermese de uzun inişleri nedeniyle dikkat istiyor. Görsel açıdan en zengin rotaların başında geliyor.
Sudüşen Şelalesi Yolu: 15 kilometrelik mesafesiyle "Kasım ayı klasiği" olarak biliniyor. Vadinin derinliklerindeki bu yol, sonbahar renklerini en iyi yansıtan bölge.
Sugören – Höyüktepe Parkuru: 12 kilometrelik bir kış tırmanışı rotası. 886 metre yükseklikteki tepeden bir yanda Marmara Denizi’ni, diğer yanda İznik Gölü’nü izlemek mümkün.
Esenköy – Karlık Yaylası – Buzkıran Şelalesi – Çaldere Kanyonu: Daha adrenalin dolu bir deneyim arayanların tercihi.
Ne zaman gidilmeli?

Yalova parkurları yılın 12 ayı boyunca açık. Yaz ve sonbaharda ormanın renk geçişleri ve serin şelale suları tercih edilirken; kış aylarında ise Höyüktepe gibi zirvelerde kar yürüyüşleri yapılıyor.
Neden Yalova?
Yalova'yı diğer rotalardan ayıran en büyük özellik, parkurların çeşitliliği. Termal, Armutlu, Elmalık ve Altınova gibi noktalar hem deniz seviyesine yakın olması hem de kısa sürede yüksek rakımlı yaylalara ulaşım imkanı tanıması nedeniyle tercih ediliyor. Şehir gürültüsünden kaçmak isteyenler için ‘doğa terapisi’ niteliğinde bir kaçış noktası sunuyor.
Nasıl gidilir?
Parkurların çoğu Teşvikiye, Termal veya Sugören köyleri gibi ana merkezlerden başlıyor. Bölgeye ulaşım karayolu ve deniz yolu (İDO) ile oldukça kolay olduğu için gruplar genellikle sabah saatlerinde yürüyüşe başlayıp, gün batımıyla faaliyeti tamamlıyor.
Pınar Kızıltaş









Yorumlar
Yorum Yap