Gözden Kaçırmayın

MİLYONLUK İHALEDE YENİ GELİŞMEMİLYONLUK İHALEDE YENİ GELİŞME

Yaz sezonu yaklaşırken Yalova kıyılarında aynı soru yeniden gündemde! Denize girilen sular gerçekten temiz mi? Kentte bulunan ileri biyolojik arıtma tesislerine rağmen, geçmişte yaşanan arızalar, kesilen cezalar ve dalgalı ölçüm sonuçları, deniz suyu kalitesine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Yalova Su ve Kanalizasyon İdaresi (YASKİ) tarafından işletilen arıtma sistemleri, teoride evsel atık suları ileri düzeyde temizleyerek denize deşarj edecek kapasiteye sahip. Ancak uygulamada sistemin her zaman kesintisiz çalışmadığı görülüyor. Nitekim 2025 yılında yaşanan bir arıza sonucu kanalizasyon suyunun arıtılmadan doğrudan denize verilmesi, kamuoyunda büyük tepki çekmiş ve ilgili kuruma idari para cezası uygulanmıştı.

Uzmanlara göre bu tür olaylar, altyapının tamamen yetersiz olduğunu değil, ancak arıza anlarında sistemin kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle ilaçlama, pompa ve taşıma hatlarında yaşanan sorunlar, arıtma sürecinin devre dışı kalmasına neden olabiliyor.

SU KALİTESİ HER NOKTADA AYNI DEĞİL

Yalova genelinde yapılan deniz suyu ölçümleri, tek tip bir tablo sunmuyor. Bazı sahil noktalarında su kalitesi ‘iyi’ seviyede ölçülürken, bazı bölgelerde ‘orta’ ve yer yer ‘riskli’ seviyelere kadar yükselebiliyor.

Özellikle şehir merkezi ve yoğun yerleşim bölgelerinde kirlilik baskısı daha yüksek hissedilirken, Altınova ve Armutlu gibi görece daha az yoğunluklu bölgelerde su kalitesi daha olumlu seyrediyor.

Çevre mühendisleri, bu durumu ‘aynı şehirde iki farklı deniz gerçeği’ olarak tanımlıyor.

YAZ AYLARINDA KOKU VE KİRLİLİK ARTIYOR

Yalovalıların en sık dile getirdiği sorunlardan biri ise yaz aylarında hissedilen kötü koku. Uzmanlara göre bu durumun arkasında birden fazla neden var:

Artan sıcaklıkla birlikte organik kirliliğin hızla çözünmesi,

Durgun su alanlarında oksijen seviyesinin düşmesi,

Dere ağızlarında biriken atık yükü.

Bu faktörler yalnızca rahatsız edici kokuya değil, aynı zamanda deniz ekosisteminde bozulmaya da işaret ediyor. Sorunun yalnızca yerel olmadığına dikkat çekiliyor. Marmara Denizi, uzun süredir yüksek kirlilik baskısı altında bulunuyor. Kapalı deniz yapısı nedeniyle kirleticilerin kolayca dağılmaması, bölgedeki tüm kıyı kentlerini etkiliyor.

Uzmanlara göre Yalova’daki arıtma sistemleri tek başına yeterli olsa bile, Marmara genelindeki kirlilik yükü su kalitesini doğrudan etkiliyor.

DENİZE GİRMEK NOKTAYA BAĞLI

Tüm bu veriler ışığında ortaya çıkan tablo net: Yalova’da denize girmenin güvenliği, genel bir şehir değerlendirmesinden çok seçilen noktaya bağlı.

Uzmanlar, özellikle dere ağızlarına yakın bölgelerden kaçınılması ve güncel su kalitesi ölçümlerinin takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yalova’da arıtma altyapısı mevcut ve aktif olarak kullanılıyor. Ancak sistemin kesintisiz işlememesi, deniz suyu kalitesinde dalgalanmalara yol açıyor. Yaz aylarında artan kirlilik baskısı ve bölgesel çevre sorunları da tabloyu ağırlaştırıyor. Tüm bu gelişmeler, Yalova kıyılarında denize girmenin hala net bir ‘güvenli’ yanıtı olmadığını ortaya koyuyor.