Gözden Kaçırmayın

TOKİ’den 58 İlde 83 Bin KonutTOKİ’den 58 İlde 83 Bin Konut

İstanbul'un içme suyu barajlarında doluluk oranı son yağışlarla birlikte %30,25 seviyesine yükseldi. Ancak bu oran, son 10 yılın aynı dönemindeki en düşük ikinci seviye olarak kaydedildi. Uzmanlar, yağışlara rağmen su krizi riskinin devam ettiğini vurguluyor.

Barajlarda Son Durum: 1 Ayda Belirgin Artış

İSKİ verilerine göre, baraj doluluk oranı 7 Aralık'ta %17,12'ye kadar düşmüştü. Yaklaşık bir aylık sürede 11,48 puan artış gösteren doluluk, %30,25 seviyesine ulaştı. Yılbaşından bu yana baraj havzalarına düşen yağış miktarı ise 145,1 milimetre olarak ölçüldü.

İstanbul Barajları Doluluk Oranları

İstanbul baraj doluluk oranları grafiği

Güncel ölçümlere göre İstanbul barajlarındaki doluluk oranları şöyle:

Elmalı: %84,93 Darlık: %49,19 Ömerli: %44,28 Istrancalar: %56,78 Pabuçdere: %9,23 Kazandere: %7,13 Terkos: %18,24 Sazlıdere: %17,78 Büyükçekmece: %21,16 Alibey: %24,63

Bu veriler, bazı barajlarda iyileşme görülse de özellikle düşük seviyedeki barajlarda riskin sürdüğünü gösteriyor.

Su Stokları ve Tüketim Rakamları

Baraj ve göletlerin toplam biriktirme hacmi 868 milyon 683 bin metreküp seviyesinde bulunurken, mevcut su miktarı 262,55 milyon metreküp olarak hesaplandı. Şehir dışı kaynaklardan bu yıl Melen'den 63,42 milyon, Yeşilçay'dan 26,71 milyon metreküp olmak üzere toplam 90,13 milyon metreküp su alındı.

Günlük Su Tüketimi

İstanbul su tüketimi grafiği

İstanbul'da dün 3 milyon 118 bin metreküp su tüketildi. Şehre verilen suyun 3 milyon 50 bin metreküpü regülatörlerden, 68 bin metreküpü barajlardan temin edildi. Uzmanlar, doluluk artsa bile tüketim hızının yüksek seyrettiğine dikkat çekiyor.

10 Yıllık Karşılaştırma: Endişe Verici Tablo

İSKİ istatistiklerine göre 2 Şubat tarihli doluluk oranları yıllara göre büyük dalgalanma gösterdi. 2016'da %75,82, 2024'te %71,81, 2025'te %52,8 iken 2026'da %30,25 olarak kaydedildi. Bu fark, yağış rejimindeki değişim ve tüketim baskısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Uzman Görüşü: Asıl Risk Tüketimde

Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Levent Kurnaz, tartışmanın yalnızca "yağmur yağdı mı?" ekseninde yürütülmesinin yanıltıcı olduğunu vurgulayarak, İstanbul'da temel problemin aşırı su tüketimi olduğunu belirtti. Kurnaz'a göre tasarruf mesajlarının yalnızca kurak dönemde değil, yılın tamamına yayılan kalıcı bir alışkanlığa dönüşmesi gerekiyor.

Su kesintisi gibi yöntemlerin bazen ters etki yaratıp insanların su depolamasına yol açabildiği, bu nedenle beklenen verimi vermediği belirtiliyor. Uzmanlar, insanları daha az su kullanmaya yöneltecek sistemli teşviklerin daha kalıcı sonuç üretebileceğini değerlendiriyor.

İklim Değişikliği Etkisi: Su Kaynakları Azalıyor

İklim değişikliği ve su kaynakları

Kurnaz, iklim değişikliğinin sürmesi halinde su kaynaklarının azalmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekerek, bu yılın oldukça kurak geçtiğini ve uzun vadede İstanbul'a ulaşan su miktarının azalma eğiliminde olacağını ifade ediyor.