Gözden Kaçırmayın

YASMEK Kurs Kayıtları BaşlıyorYASMEK Kurs Kayıtları Başlıyor

Ukrayna'nın insansız deniz araçlarıyla hedef aldığı bildirilen 275 metre uzunluğundaki "Dashan" adlı kimyasal tanker, çekici römorkörler eşliğinde Yalova'ya getirildi. Ağır hasar aldığı belirtilen geminin, onarım ve teknik işlemler için Yalova açıklarında tersanelerin bulunduğu bölgeye demirlediği öğrenildi.

Boğaz Geçişinde Trafik Durduruldu

Yetkililer, İstanbul Boğazı geçişi sırasında deniz trafiğinin çift yönlü olarak askıya alındığını ve geminin geçişi boyunca olağanüstü emniyet tedbirleri uygulandığını bildirdi. Bu kapsamda Kıyı Emniyeti unsurlarının yanı sıra çok sayıda römorkörle gemi çevresinde güvenlik hattı oluşturuldu.

Denizcilik kaynaklarına yansıyan bilgilere göre Dashan'a, Kıyı Emniyeti'ne ait Kurtarma 5, Kurtarma 6, Kurtarma 9, Kurtarma 12 ve KIYEM-9 unsurları ile ayrıca römorkörlerin eşlik ettiği belirtildi.

500 Metrelik Eskort: "Aras Salvor" Arkadan Takipte

Eskortun Pendik açıklarından itibaren başladığı ve Yalova'ya uzanan hat boyunca yaklaşık 500 metreyi bulan bir deniz konvoyu oluştuğu ifade edildi. Konvoyda yer alan "Aras Salvor" isimli römorkörün, geminin hasarlı bölümünden su almasını önlemeye yönelik müdahaleye hazır şekilde kıç taraftan takip yaptığı aktarıldı.

Dashan Tankeri Yalova'da

Saldırı İddiası: Sea Baby İDA'ları ve Kıçta Kritik Hasar

Dashan'ın Karadeniz'de Ukrayna'ya bağlı "Sea Baby" deniz dronlarıyla vurulduğu, patlamaların ardından geminin kıç (pupa) kısmında kritik hasar oluştuğu ve hareket kabiliyetinin zayıfladığı bildirildi. Reuters'ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, tankerin Rusya'nın yaptırımları aşmak için kullandığı "gölge filo" kapsamında değerlendirildiği, ayrıca geminin saldırı anında transponderinin kapalı olduğu bilgisi yer aldı.

Hangi Tersaneye Gideceği Netleşmedi

Yalova'ya çekilen dev tankerin bölgedeki tersanelerden birinde onarıma alınacağı belirtilirken, geminin hangi tersaneye bağlanacağına dair resmi bir açıklama yapılmadı. Liman ve gemi işletmecileri ise Boğaz hattındaki bu tür yüksek riskli geçişlerin, deniz ve çevre güvenliği açısından yakından takip edildiğini vurguluyor.