Gözden Kaçırmayın

A MİLLİLER YİNE MAĞLUP OLDU!A MİLLİLER YİNE MAĞLUP OLDU!

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı'nın 2025 yıllık raporu, Kudüs ve Batı Şeria'daki kutsal mekânlara yönelik ihlallerin ciddi oranda arttığını ortaya koydu. Rapora göre Mescid-i Aksa'ya 280 kez baskın düzenlenirken, Harem-i İbrahim Camisi'nde ezan okunması 769 defa engellendi.

Mescid-i Aksa'da Ritüel İddiaları ve Güvenlik Eşliği

Rapor, Mescid-i Aksa'daki baskınların sadece ziyaret boyutunda kalmadığını, içeride "Talmudik ritüeller" olarak tanımlanan uygulamaların açıkça gerçekleştirildiğini öne sürüyor. Bakanlık, bu kapsamda secde, şofar üfleme ve özel ibadet kıyafetleriyle toplu duaların düzenlendiğini belirtiyor.

Baskınların İsrail polisi gözetimi ve koruması altında gerçekleştiği iddia edilen raporda, özellikle Yahudi bayramları ve ramazan ayı dönemlerinde baskınların daha yoğun ve provokatif nitelik kazandığı vurgulanıyor.

Harem-i İbrahim'de 769 Ezan Engeli ve 23 Gün Kapalı Kalma

El Halil'deki Harem-i İbrahim Camisi'nde 2025 boyunca ezanın 769 kez engellendiği bildirildi. Raporda caminin 23 gün kapalı tutulduğu, Müslümanların girişinin kısıtlandığı ve İsrail bayraklarının asıldığı iddia ediliyor.

İsrail makamlarının İslami bayramlarda camiyi Vakıflar İdaresi'ne teslim etmeyi reddettiği belirtilen raporda, 15 Eylül 2025'te avluya ilişkin bir "istimlak" kararı alındığı bilgisi paylaşılıyor.

El Halil'de Askeri Yığınak ve Tarihi Bölünme

Rapor, El Halil eski şehir bölgesinde 400 yerleşimciyi korumak için 1500 askerin konuşlu bulunduğunu not ediyor. 1994'teki saldırı sonrası caminin %63'ünün Yahudilere, %37'sinin Müslümanlara tahsis edildiği ve ezan odasının "gasbedilen bölümde" kaldığı bilgisi tekrarlanıyor.

Batı Şeria ve Kudüs'te Diğer İhlaller

Batı Şeria ve Kudüs'te 45 caminin kısmen tahrip edildiği veya baskına uğradığı belirtilen raporda, Hristiyanlara yönelik olarak da Kutsal Kabir Kilisesi'nde "Kutsal Cumartesi" döneminde kısıtlamalar getirildiği iddia ediliyor.

Rapor, İsrail'in Doğu Kudüs'ü "Yahudileştirme" politikaları kapsamında kentin Arap ve İslami kimliğini hedef alan uygulamaların arttığı görüşünü sürdürüyor.