Gözden Kaçırmayın

IBAN VERENİN HAYATI KABUSA DÖNÜYOR!IBAN VERENİN HAYATI KABUSA DÖNÜYOR!

Asgari Ücret İçin Geri Sayım Başladı: 12 Aralık Görüşmeleri Öncesi Üç Zam Senaryosu Öne Çıkıyor!

Yıl sonunun yaklaşmasıyla birlikte Türkiye'nin en kritik ekonomik başlıklarından biri yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti: Asgari ücret. Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren yeni ücretin belirlenmesi için Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 12 Aralık'ta ilk toplantısını gerçekleştirecek.

Çalışan kesim, işverenler ve hükümet temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturacak görüşmelere dair beklentiler yükselirken, kamuoyunda en çok tartışılan konu zam hesaplamasında hangi formülün uygulanacağı oldu. Özellikle hedeflenen ve beklenen enflasyon rakamlarının ortalamasının baz alınacağı iddiası kulislerde ağırlık kazanmaya devam ediyor.

ASGARİ ÜCRET İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI!

İlk Toplantı Cuma Günü: Süreç Resmen Başlıyor

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 12 Aralık Cuma günü toplanarak yeni dönemin taban ücretine dair yol haritasını belirleyecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ev sahipliği yapacağı toplantıda işçi, işveren ve hükümet temsilcileri ilk kez karşı karşıya gelmiş olacak.

Bu süreçte en dikkat çekici başlık, 2025 yılı boyunca geçerli olacak asgari ücretin ne kadar artırılacağı. Enflasyon verilerinin yüksek seyrettiği bir dönemde, alım gücü kaybını telafi edecek bir zam oranının belirlenmesi kritik önem taşıyor.


Enflasyon Ortalaması Formülü Öne Çıkıyor

Kulislerde konuşulan en güçlü ihtimal, asgari ücret artışının hedeflenen enflasyon ile gerçekleşmesi beklenen enflasyonun ortalaması baz alınarak hesaplanması yönünde. Bu yaklaşımın tercih edilme nedeni ise hükümetin mevcut enflasyon programı ile uyum sağlama hedefi.

Ekonomistler, enflasyon ortalamasının dikkate alınmasının hem bütçe dengesine hem de işveren maliyetlerine daha uygun bir model sunduğunu savunuyor. Ancak çalışan kesimi, yaşam maliyetlerinin hızla artması nedeniyle daha güçlü bir artış beklentisi içinde.


"Açlık Sınırının Altında Ücret Olmaz"

Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, Türkiye gazetesindeki köşe yazısında üç farklı zam senaryosu paylaştı ve tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

Karakaş'a göre TÜRK-İŞ'in kasım ayı araştırması mevcut tabloyu net biçimde ortaya koyuyor:

  • Açlık sınırı: 29.828 TL
  • Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti: 38.752 TL

Bu rakamları değerlendiren Karakaş, yeni asgari ücretin Şubat 2026'ya kadar geçerli olacağına dikkat çekerek, "Asgari ücret açlık sınırının altında kalamaz, bu yasal düzenlemenin ruhuna aykırı" dedi.

Karakaş'a göre bilimsel ve insani açıdan kabul edilebilir barem 33.000–34.000 TL bandından başlıyor. Hatta TÜRK-İŞ'in belirlediği yaşama maliyetinin esas alınması durumunda asgari ücretin 40.000 TL'den aşağı olmaması gerektiğini savundu.


Hükümet ve İşveren Cephesinin Yaklaşımı

Yeni asgari ücretin belirlenmesi sürecinde yalnızca çalışanların değil, işverenlerin ve hükümetin beklentileri de masada.

Karakaş'ın aktardığına göre;

  • Hükümet, enflasyon programında bozulma yaşanmaması, istihdamın korunması ve işsizliğin önlenmesi için dengeli ve kontrollü bir zam modeline sıcak bakıyor.
  • İşveren kesimi ise artan maliyetler, ihracat rekabeti ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle daha sınırlı bir zam oranı talep ediyor.

Bu nedenle, masada yapılacak pazarlıkların hem çalışanları memnun edecek hem de ekonominin genel dengesini koruyacak bir seviyede şekillenmesi bekleniyor.


Üç Senaryo Gündemde: 27.600 TL'den 29.000 TL'ye

İsa Karakaş'ın paylaştığı üç olası asgari ücret senaryosu şöyle:

  • %25 zam → 27.600 TL
  • %30 zam → 28.700 TL
  • Cumhurbaşkanının destek artırımıyla üst senaryo → 29.000 TL

Bu rakamlar, imkân dahilindeki teknik hesaplamalar üzerinden oluşturulmuş olsa da kamuoyunun beklentisi çok daha yüksek seviyelerde. Karakaş, uzun süredir yaptığı analizlerin bu aralıkları doğruladığını belirterek, "5-6 aydır yazdıklarımın arkasındayım, hesaplamalar net" ifadelerini kullandı.


Görüşmelerden Ne Çıkacak?

Asgari ücretin ne kadar olacağına dair kesin karar, komisyonun gerçekleştireceği bir dizi toplantının ardından açıklanacak. 2024 yılı içinde ikinci zam yapılmamış olması ve yaşam maliyetlerinin yükselmesi, bu yılki görüşmelere ayrı bir önem kazandırıyor.

12 Aralık'ta başlayacak süreç, yalnızca ekonomik değil, sosyal açıdan da Türkiye için yakından takip edilen bir başlık olacak. Milyonlarca çalışan, komisyonun alacağı kararın hem kendi gelirlerini hem de ülke ekonomisinin seyrini nasıl etkileyeceğini merakla bekliyor.